İzmir Ticaret Borsası’nda Tarım Sektörü Üzerine Kritik Değerlendirmeler
İzmir Ticaret Borsası (İTB) mart ayı meclis toplantısında, Türkiye’nin tarım sektörü üzerindeki daralma ve stratejik riskler gündeme alındı. Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yapılan değerlendirmelerde milli gelirden alınan payın en düşük seviyelere gerilediğine dikkat çekti.
Türkiye ekonomisi genel olarak bir büyüme sürecine girmişken, tarım sektörünün yüzde 8,8 oranında küçüldüğü ifade edildi. 1998 yılında milli gelirden alınan payın yüzde 12,8 seviyesinde olduğu belirtilirken, günümüzde bu oranın yüzde 5,2 ile tarihi bir dip seviyesine ulaştığı vurgulandı.
Kestelli, 2025 yılı verilerine atıfta bulunarak, büyümenin daha çok iç tüketim, hizmetler ve inşaat sektörlerinden kaynaklanacağını belirtti. Ancak en önemli endişenin tarım sektöründeki bu düşüş olduğunu kaydetti:
- “Tarım sektörü %8,8 oranında küçüldü.”
- “Sektörün GSYİH’den aldığı pay tarihin en düşük seviyesine geriledi.”
- “Tarımın milli gelirden aldığı pay 1998’de %12,8, 2001’de %8,8, 2002’de ise %10,2 olmuştu.”
Kestelli, bu durumun gıda arz güvenliği ve yapısal sorunlar üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Tarımsal verimliliğin kritik önem taşıdığını belirterek, “Tarım küçüldüğünde arz azalır, arz azaldığında fiyatlar yükselir,” dedi. Kestelli, son yıllarda gıda fiyatlarındaki artışları yalnızca enflasyon ile değil, aynı zamanda tarımsal üretimdeki yapısal sorunlarla birlikte değerlendirmek gerektiğini vurguladı.
Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ancak tarım sektörünün küçüldüğünü ifade eden Kestelli, bu durumun tarım ve gıda arz güvenliğinin gelecekte daha stratejik bir sektör haline geleceğini gösterdiğini belirtti:
- “Tarımı artık sadece bir üretim sektörü olarak değil, ekonomik, sosyal ve stratejik bir alan olarak değerlendirmeliyiz.”
- “Tarımsal verimliliği artırmak, önümüzdeki dönemde kritik konulardan biri olacaktır.”
Jeopolitik gerilimlerin de tarım üzerinde olumsuz etkileri olduğuna değinen Kestelli, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırdığını ve bu durumun tarımsal girdi fiyatlarını yükselttiğini ifade etti. Bu noktada organik tarımın üreticilere bir çıkış yolu sunduğunu belirtti:
- “Organik tarım, üreticiler için geliri artırıcı bir yöntemdir.”
- “2024 itibarıyla, organik tarım alanları dünya çapında önemli bir büyüme gösterdi.”
Kestelli, organik tarımın desteklenmesi ve yaygınlaştırılmasının ortak bir hedef olması gerektiğini vurgulayarak, üreticilerin bu alandaki umutlarını artırmaları gerektiğini dile getirdi. “Her alanda dayanıklı bir düzen inşa edilmesi gerekmektedir,” diye ekledi.
Sonuç olarak, İzmir Ticaret Borsası’ndaki toplantıda, tarım sektörünün karşılaştığı zorluklar ve stratejik fırsatlar üzerine yapılan değerlendirmeler, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından hayati bir önem taşımaktadır. Tarımın sadece bir üretim alanı olmanın ötesine geçip, ekonomik ve sosyal bir yapı olarak yeniden şekillendirilmesi gerektiği vurgusu, bu toplantının en önemli mesajıydı.
