Türkiye, Altın Ticaretinde Dubai Modelini Benimsemeye Hazır
Körfez bölgesindeki artan savaş gerilimleri, altın ticaretini olumsuz etkileyerek sektör temsilcilerini harekete geçirdi. Mücevher İhracatçıları Birliği, mevcut altın kotasının kaldırılması ve vergilerin yeniden düzenlenmesi halinde İstanbul’un küresel bir ticaret merkezi olabileceğini belirtti. Birlik Başkan Yardımcısı Ayhan Güner, basın toplantısında İran’daki savaşın sektör üzerindeki etkilerini değerlendirerek, krizin sunduğu fırsatları ve atılması gereken adımları paylaştı.
- Türkiye’nin mücevher ihracatının %43’ü savaş sebebiyle doğrudan etkilenen ülkelere yapılıyor.
- 2025 yılında yapılan 7 milyar 905 milyon dolarlık ihracatın %42,8’i, yani 3 milyar 384 milyon doları 18 bölge ülkesine gerçekleştirildi.
- Altın kotası nedeniyle zamanla azalan ihracat ve %50’nin altına düşen kapasite kullanım oranları dikkat çekici.
Güner, kotanın kaldırılması ve vergi düzenlemeleri ile Körfez’de durmakta olan ticaretin İstanbul’a çekilebileceğini ifade etti. Hong Kong’daki uluslararası sektör fuarının savaş nedeniyle boş geçtiğini belirterek, “Bugün Dubai, dünya altın ticaretinin %20’sinin gerçekleştiği bir merkez” dedi.
Güner, Körfez ülkelerine mal göndermenin yanı sıra ulaşım imkanlarının da kısıtlandığını vurgulayarak, “Körfez ülkelerine mal göndermek bir kenara, orada mahsur kalan insanlar bile ülkelerine gidemiyor. Savaş ve istikrarsızlık ortamı ile lojistik kısıtlamalar ticareti durma noktasına getirdi. Bu durum, sektörümüze kısa zamanda dünya çapında yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.
Dubai Modelinin Türkiye’ye Uygulanması Gerekiyor
Güner, Dubai’deki sistemin Türkiye’de uygulanması gerektiğini savunarak, “Dubai’de altın fiyatları dünya fiyatının altında, fakat alıcı yok. Şu anda bir sistem mevcut; Afrika’nın Dubai altınları gümrükte 300-400 gramdan kiloya kadar deklare ediliyor ve bu altınlarla alışveriş yapılıyor” şeklinde konuştu. Güner, “Düzenlemeler yapılmalıdır. Engeller kaldırılmalı. Dubai modelini uygularsak, Laleli piyasası hızla büyüyecek ve bu süreçte 25-30 milyar doları konuşabiliriz” dedi.
Elmas Üretiminde Ek Vergi Riskleri
Meclis gündeminde olan ve üretimde kullanılacak elmasa %20 ÖTV getirilmesini öngören düzenlemeler hakkında bilgi veren Güner, sektördeki istihdam kaybına dikkat çekti. Mücevher sektöründe 250 binden fazla insanın çalıştığını, altın kotası nedeniyle bu sayıda ciddi bir düşüş yaşandığını belirtti. “100 binin üzerinde yeni istihdam planlarımız vardı. 50 binin üzerinde insan pırlantalı mücevher üretimi ve mağazalarında çalışıyor” dedi.
- İthal pırlantalı mücevherlerde %47,5 vergi yükü bulunmakta.
- Ham elmasa getirilecek %20 ÖTV, üretim ve ihracata zarar verebilir.
Güner, “Ham elmasa getirilecek %20 ÖTV, sektöre ciddi zarar verecektir. Hem ihracat ve üretim düşecek, hem de mücevher almak isteyenler ya kaçak yollara başvuracak ya da yurt dışından satın almak zorunda kalacak” ifadelerini kullandı. Bu durumun, kayıtlı kurumsal üreticilere zarar verebileceğini vurguladı.
Orta Doğu’daki Gerilim ve Altın Sevkiyatları
Orta Doğu’daki gerilim, hava sahasının daralmasına yol açarak Dubai merkezli küresel altın sevkiyatlarında aksamalara neden oldu. Bölgedeki uçuş iptalleri tedarik zincirini kırarken, tüccarlar ellerindeki stokları elden çıkarmak için ons başına 30 dolara varan indirimler yapmaya başladı.
