Fed’in Yeni Başkanı Warsh İlk Toplantısını Gerçekleştiriyor
Piyasalarda gözler, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yönetimindeki ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına çevrildi. Warsh, yarın haziran ayına ilişkin faiz kararlarını açıklayacak. Faiz oranının sabit kalması beklenirken, yeni başkanın ilk açıklamalarındaki tonun piyasalardaki yönlendirmeler üzerinde önemli bir etkisi olması öngörülüyor.
Güçlü istihdam verileri ve artan enflasyon, Fed’in yıl sonuna kadar bir kez faiz artırabileceği yönündeki tahminlerin varlığını sürdürüyor. Ancak, jeopolitik gelişmelerden gelen olumlu haber akışları, bankanın faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri bir miktar zayıflatmış durumda. Warsh’ın toplantı sonrasında yapacağı açıklamalarda, geleceğe yönelik para politikası hakkında sinyaller aranacak.
Oynaklık Beklentisi
Alınacak sinyallerin piyasalarda oynaklığın artmasına sebep olabileceği düşünülüyor. Rabobank Kıdemli ABD Stratejisti Philip Marey, Warsh’ın toplantısında politika metnindeki gevşeme eğilimini içeren ifadeleri kaldırmasının ve 2026 yılındaki faiz indirimi tahminini noktasal grafikten çıkarmasının muhtemel olduğunu belirtti. Marey, mayıs ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 4,2 oranında arttığını ve son üç ayda tarım dışı istihdam artışının ortalama 188 bin olduğunu hatırlattı.
Marey, “Warsh’ın toplantı sonrası ilk basın toplantısının en çarpıcı yönü, Orta Doğu’dan gelen arz şokunu nasıl yorumlayacağı olacaktır. Bu, yeni başkanın önümüzdeki 12 ay içinde FOMC’yi faiz indirimine ikna etmek için nasıl bir yol izleyeceği hakkında bir fikir verecektir. Ayrıca, Warsh’ın veri bağımlılığına ve kısa vadeli tahminlere karşıtlığını nasıl dile getireceği de ilginç olacaktır.” dedi.
- Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın sürmesi, Fed’in faiz indirimleri konusundaki beklentilerini ertelemesine neden oldu.
- Fed’in, 2026’nın geri kalanında faizleri sabit tutması ve 2027’de iki faiz indirimi yapması bekleniyor.
İleriye Dönük Yönlendirmeler
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ise, ABD’de ekonomik ivmenin iyileşmesi ve enflasyonun yükselmesinin, Fed’in gelecekte faiz artırımı olasılığını kabul edeceğini ifade etti. Knightley, Warsh’ın kesin yanıtlar vermekten kaçınacağını ve ekonomi üzerindeki risklere dikkat çekeceğini öngörüyor.
ABD’nin enerji bağımsızlığı, Orta Doğu kaynaklı risklerden diğer ülkelerle karşılaştırıldığında daha az etkilenmesine neden olsa da, bu risklerden tamamen muaf olmadığını belirten Knightley, yükselen enflasyona rağmen iş dünyası anketlerinin ekonomik büyümeye olumlu işaretler verdiğini söyledi. Ekonominin istihdam yarattığını ve borsa endekslerinin rekor seviyelere çıktığını dile getirdi.
Knightley, Fed’in para politikasını değiştirmesini beklemediklerini, ancak faiz artırımı olasılığını daha fazla vurgulayan bir açıklama beklediklerini ifade etti. Ayrıca, “Kevin Warsh, diğer 11 üyenin tamamına karşı çıkarak faiz indirimi lehinde oy kullanmayacaktır. Ekonomik koşulların şu anda faiz indirimlerini haklı çıkarmadığını kabul edecektir.” dedi.
Teknoloji Yatırımları ve Nötr Faiz Oranı
Warsh, zamanla teknoloji yatırımlarının ABD’nin verimliliğini artıracağı ve enflasyon yaratmadan daha hızlı büyüme sağlayacağı yönünde görüşlerini yineleyebilir. Bu durum, orta ve uzun vadede daha düşük politika faiz oranlarını gerektiren daha düşük bir nötr faiz oranını işaret ediyor.
Knightley, Warsh’ın iki yönlü risklerin varlığına ve yıl sonuna kadar koşulların önemli ölçüde değişebileceğine vurgu yapmak isteyebileceğini kaydetti.
Merkez Bankalarının Faiz Kararları
Son olarak, merkez bankalarının İran savaşının enflasyon ve büyüme üzerindeki etkilerini tartıştığı bu hafta, dünya ekonomisinin yüzde 40’ından fazlasını temsil eden 20’den fazla merkez bankası faiz kararlarını açıklamaya hazırlanıyor. Japonya Merkez Bankası (BOJ), politika faizini ekonomistlerin beklentilerine paralel olarak yüzde 1’e yükseltti ve bu artış, politika faizinin 31 yılın zirvesine çıkmasına neden oldu.
