Küresel Birleşme ve Satın Alma Hacminde Rekor Artış
Küresel birleşme ve satın alma (M&A) hacmi, 2026’nın ilk yarısında %48 artış göstererek 2,8 trilyon dolara ulaştı. Bu veriler, LSEG kaynaklarına dayanarak, yılın ilk yarısında gerçekleştirilen birleşme ve satın almaların toplam değerinin, geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak, toplam işlem adedinde %9’luk bir azalma ile işlemler 24 bin seviyesine geriledi.
2026’nın ilk yarısında, birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri %48 artışla 2,8 trilyon dolara çıkarak yeni bir zirveye ulaştı. Özellikle mega anlaşmalar, işlem hacminin büyümesine katkı sağladı. İlk altı ayda 10 milyar doların üzerinde gerçekleştirilen 47 mega anlaşmanın toplam büyüklüğü 1,3 trilyon doları aştı. Böylelikle, bu mega işlemler, küresel birleşme ve satın alma hacminin yaklaşık yarısını oluşturarak tarihî bir paya ulaşmış oldu.
- NextEra Energy’nin Dominion Energy ile 66,8 milyar dolarlık birleşme planı
- SpaceX’in Cursor’ı yaklaşık 60 milyar dolara satın alması
Uzmanlar, güçlü finansmana erişimin yanı sıra yatırımcıların ölçek ekonomisine verdiği önemin de büyük ölçekli işlemleri hızlandıran başlıca faktörler arasında olduğunu ifade ediyor. Avrupa’daki rekabet politikalarındaki değişim beklentileri, ABD’de büyük birleşmelere yönelik daha olumlu bir yaklaşım ve Japon şirketlerinin yüksek nakit rezervlerini satın almalara yönlendirmesi, küresel işlem hacmini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Öte yandan, şirketlerin faaliyetlerini sadeleştirme eğilimleri de dikkat çekici bir şekilde arttı. Comcast’in NBCUniversal’ı ayırma planı, Honeywell’in üç ayrı şirkete bölünmesi ve Unilever Foods’un McCormick’e satışı, bu süreçte öne çıkan önemli kurumsal yeniden yapılandırma işlemleri arasında yer aldı.
Bu dönemde, 10 milyar doların üzerindeki 47 mega anlaşma, küresel birleşme ve satın alma hacminin yarısını oluşturarak rekor seviyeye ulaştı. Bu veriler, birleşme ve satın alma pazarının güçlü bir ivme kazandığını ve şirketlerin gelecekteki stratejilerini yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.
