NATO Çok Uluslu Karargâhı Hakkında Açıklamalar Yapıldı
Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’de kurulacak olan çok uluslu NATO karargâhıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamada, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin herhangi bir taviz verilmeyeceği vurgulanırken, karargahın tamamen Türk personelinden oluşacağı ifade edildi.
MSB kaynakları, düzenlenen haftalık basın toplantısında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı. Türkiye’nin NATO’ya 1952 yılında katıldığını hatırlatan yetkililer, ülkemizin ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, NATO komuta ve kuvvet yapısında önemli görevler üstlendiği de vurgulandı.
- NATO’nun 2020 yılından itibaren savunma ve caydırıcılık stratejilerini gözden geçirerek, stratejik ve bölgesel planlar oluşturduğu ifade edildi.
- Bu bağlamda, 2023 yılında Çokuluslu Kolordu Karargâhı-Türkiye (MNC-TÜR) ve 2024 yılında Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz’in kurulması amaçlanıyor.
Çok Uluslu Kolordu Karargahı ile ilgili gelen soruları yanıtlayan MSB, şu bilgileri verdi: “NATO planları çerçevesinde, Türk Kolordu Karargâhı, ülkemizin savunmasını NATO kuvvetleri ile koordine edecek ve gerektiğinde bu kuvvetlerin emir ve komutasını üstlenecektir. MNC-TÜR kurulumu 2024 yılında NATO’ya bildirilmiştir.” Aynı zamanda, karargahın çok uluslu yapıya dönüştürülmesi için gerekli adımların atıldığı belirtildi.
Bunun yanı sıra, deniz harekât alanında 2024 yılı itibarıyla beş adet Birleşik Görev Kuvveti (CTF) kurulmasının planlandığı ifade edildi. Bu karargâhlar Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde faaliyet gösterecek. Özellikle Karadeniz’de kurulacak olan CTF-Black karargâhının komutası ve ev sahipliğinin, 2028 yılına kadar Türkiye tarafından üstlenileceği açıklandı.
- 2028 sonrasında ise, Karadeniz’e kıyıdaş müttefik ülkelerin (Romanya ve Bulgaristan) teklifleri doğrultusunda karargahın ev sahipliği ve komuta edeceği ülkenin belirleneceği bildirildi.
- Karargah kurulum süreçlerine hâlihazırda devam edildiği ve yalnızca çekirdek personel atamalarının yapıldığı da vurgulandı.
Türkiye’nin NATO karar mekanizmasında aktif bir rol üstlendiği kaydedildi. Geçmişte sadece NATO’ya kuvvet tahsis eden bir ülke olmanın ötesine geçen Türkiye, günümüzde karar alma ve yön verme süreçlerinde de aktif bir katılımcı konumundadır. Oluşturulan yapılar, ülkenin güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirilmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin NATO içindeki rolü, güvenlik politikaları ve bölgesel işbirliği açısından büyük önem taşıyor. Hem çok uluslu karargahların kurulumu hem de Türkiye’nin savunma stratejileri, ülkenin uluslararası arenada etkinliğini artırma hedefiyle sürdürülmektedir.
