Enerji Fiyatlarındaki Artış Türkiye’yi Zorluyor
Küresel çatışmaların etkisiyle yükselen enerji maliyetleri, Türkiye’nin bütçe dengeleri üzerinde ciddi baskılar oluşturmakta. Bu durumu hafifletmek amacıyla, hükümet eşel mobil sistemini yeniden devreye aldı. Mevcut petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması durumunda, akaryakıttan elde edilen vergi gelirlerinde yaklaşık 190 milyar lira kayıp yaşanması bekleniyor.
Türkiye, 2026 Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde, bu yıl petrol fiyatlarının ortalama 65 milyar dolar, enerji ithalatının ise 63 milyar dolar seviyelerinde olacağını öngörüyordu. Ancak, petrol fiyatlarının 85 dolara çıkmasıyla bu tahminler geçerliliğini kaybetti. Güncel fiyatların 80 dolar seviyelerinde kalması durumunda bile, Türkiye’nin enerji faturası 14,5 milyar dolarlık bir artışla 177,5 milyar dolara yükselebilir.
Akaryakıt Fiyatlarındaki Etkiler
Enflasyonla mücadele süreci içerisinde olan Türkiye’de, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, temel maliyetleri artırıyor. Merkez Bankası, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmaları önlemek için rezervlerden yaklaşık 10 milyar dolarlık bir kaynağı piyasaya müdahale amacıyla kullanıyor.
Akaryakıt fiyatlarını dengelemek ve maliyetleri hafifletmek adına eşel mobil sistemine dönüş yapıldı. Yeni düzenlemeye göre fiyat artışlarının %75’i Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) karşılanacakken, kalan %25’lik kısım ise pompa fiyatlarına yansıtılacak. Bu durum, bütçe hedefleri açısından önemli bir değişiklik anlamına geliyor.
Bütçe Gelirleri Üzerindeki Etkiler
- Maliye Bakanlığı, 2026 yılı için petrol ve doğalgazdan toplam 656 milyar lira gelir bekliyor.
- Yeni eşel mobil sistemi ile birlikte, hedeflenen 557 milyar liralık gelirin %45’ine tekabül eden akaryakıt ve LPG kaleminde önemli bir feragat yaşanması söz konusu.
- Petrol fiyatlarının bu seviyelerde kalması, bütçede 190 milyar liralık bir ÖTV kaybına yol açacaktır.
Gelecek Zam Beklentileri
Akaryakıt fiyatlarına yapılan son zamların ardından, yeni bir fiyat artışı daha bekleniyor. Eşel mobil sistemi gereği, yapılacak zammın %75’lik kısmı ÖTV’den karşılanırken, kalan kısım pompa fiyatlarına yansıtılacak. Bu gelişmeler, özellikle enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde, halkın alım gücünü daha da zayıflatabilir.
Tüm bu faktörler, Türkiye’nin enerji politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bir durum ortaya koyuyor. Hükümetin, enerji maliyetlerini kontrol altına alacak yeni stratejiler geliştirmesi ve vatandaşları bu zorluklardan koruma yolları araması gerekiyor.
