Teknoloji Şirketleri, Dijital Açıklık Yasası’na Karşı Lobi Faaliyeti Yürütüyor
Google, Meta ve TikTok gibi dünya çapında tanınan teknoloji devlerinin, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan Dijital Açıklık Yasası’na karşı ciddi bir lobi çalışması yürüttüğü ortaya çıktı. Brüksel merkezli Corporate Europe Observatory tarafından yayımlanan rapora göre, bu platformlar, 2026 yılı için planlanan Dijital Açıklık Yasası’na (DFA) karşı direnç göstererek, yasanın uygulanmasını engellemeye çalışıyorlar.
Dijital Açıklık Yasası, demokrasinin korunması ve sosyal değerlerin savunulması amacıyla oluşturulmuş bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Bu yasa, sosyal medya platformlarındaki bağımlılık yapıcı özelliklerin, örneğin sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve anlık bildirimler gibi unsurların kontrol altına alınmasını hedefliyor.
Kamuoyunun yasal düzenlemeye yönelik beklentilerini ölçmek amacıyla AB Komisyonu, 24 Ekim 2025 tarihine kadar bir görüşme süreci yürüttü. Bu süreçte, 3 bin 300’den fazla tüketici, Dijital Açıklık Yasası ile ilgili görüşlerini sundu. Elde edilen veriler, kullanıcıların büyük bir kısmının platformların algoritmaları konusunda rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.
Teknoloji devleri ise DFA’nın duyurulmasının hemen ardından AB Komisyonu yetkilileriyle bir araya gelerek, yasaların potansiyel etkileri hakkında lobi faaliyetlerine başladı. Örneğin, Google temsilcileri, Haziran 2025’te AB Komisyonu Üyesi Michael McGrath ile gerçekleştirdikleri görüşmede hedefli reklamcılığın ekonomik değerine vurgu yaptı. Snapchat ve TikTok temsilcileri ise bağımlılıkla mücadelenin mevcut yasalarla zaten kapsandığını iddia etti.
- Mevcut Yasalara İlişkin Savunmalar: Snapchat yetkilileri, “aşırı mevzuat yükünün, AB’nin teknolojik inovasyonlarda geride kalmasının temel nedenlerinden biri” olduğunu belirtti.
- Meta’nın Görüşleri: Nisan 2025’te gerçekleşen temaslarda Meta, platformların yaşa uygun düzenlemelere sahip olduğunu savundu.
- Sektörden Tepkiler: Avrupa Teknoloji İttifakı (EUTA) ve DigitalEurope ticaret birliği, Dijital Pazarlar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) yeterli olduğunu, yeni bir yasanın kuralları karmaşıklaştıracağını ileri sürdü.
DigitalEurope, mevcut sorunların “yasalardaki boşluklardan değil, düzenlemelerin tutarsız ve yetersiz uygulanmasından kaynaklandığını” belirterek, yeni yasanın rekabetçilik hedefleriyle çeliştiğini ifade etti. Bu durum, teknoloji şirketlerinin yasal düzenlemeler karşısındaki duruşunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Öte yandan, sosyal medya platformlarına yönelik başka bir inceleme de başlatıldı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord gibi platformların çocukların sosyal medya kullanımında kişisel verilerinin korunmasına ilişkin re’sen bir inceleme başlattı. Bu gelişmeler, dijital dünyanın geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıyor.
Sonuç olarak, teknoloji devlerinin Dijital Açıklık Yasası’na karşı yürüttüğü lobi faaliyetleri, dijital bağımlılıkla mücadeledeki yasal düzenlemelerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kamuoyunun bu konuda ne kadar duyarlı olduğu ve yasaların nasıl bir etki yaratacağı, önümüzdeki dönemde dikkatle izlenecek bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
