1. Haberler
  2. Gündem
  3. Mahfi Eğilmez: Faiz Artışıyla Kur Düşüşü

Mahfi Eğilmez: Faiz Artışıyla Kur Düşüşü

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yüksek Faiz, Düşük Kur ve Ekonomik Kırılganlıklar

İktisatçı Mahfi Eğilmez, düşük kur ile yüksek faiz arasındaki dengenin ekonomik etkilerini ele aldığı yazısında, bu yaklaşımın kısa vadede cazip getiriler sağladığını ancak uzun vadede ciddi kırılganlıklara neden olduğunu belirtti. Eğilmez, Türkiye’de uzun süredir tartışılan “faiz-kur” dengesinin, ekonomik istikrar üzerinde önemli etkileri olduğunu ifade etti.

Eğilmez’in analizine göre, yüksek faiz oranlarının düşük kur üzerindeki baskısı, Türkiye’de klasik bir ikilem olarak değerlendiriliyor. Bu durum, birbirini besleyen ve boğan bir döngü oluşturuyor. Resmi enflasyon oranı %30 civarında olduğunda, bankaların mevduata sunduğu %40-42 faiz oranı yüksek görünse de, toplumda hissedilen enflasyon oranı %50’nin üzerindeyse, aynı faiz oranı düşük kalıyor.

Kritik bir soru ortaya çıkıyor: Eğer enflasyon %50’nin üzerindeyse, yatırımcılar neden paralarını döviz yerine Türk Lirası mevduata yatırmayı tercih ediyor? İşte bu noktada bir hesaplama devreye giriyor:

  • Dolar kurunun bir yıl içinde 45 TL’den 54 TL’ye çıktığını varsayalım. Elindeki 1 milyon TL ile yaklaşık 22.222 dolar alınıyor.
  • Dolar mevduatında düşük bir faizle yıl sonunda bu miktar yaklaşık 22.444 dolara ulaşırken, aynı miktar Türk Lirası mevduatta %35 net faizle değerlendirildiğinde 1 milyon 350 bin TL’ye çıkıyor.
  • Bu tutarı yılsonu kuru ile dolara çevirdiğinizde yaklaşık 25.000 dolar elde ediliyor; dolayısıyla dolar bazında %12,5 net faiz getirisi demektir.

Bu durum, enflasyonun altında görünen faiz oranlarının bile, kur baskılandığında yatırımcıya döviz bazında ciddi getiriler sağlayabileceğini gösteriyor. Peki, bu mekanizma nasıl çalışıyor? Faizler yükseldiğinde Türk Lirası daha cazip bir yatırım aracı haline geliyor. Yerli yatırımcı dövizden TL’ye yönelirken, yabancı yatırımcı da yüksek faiz oranlarından yararlanmak için ülkeye akın ediyor. Bu süreçte döviz arzı artıyor ve kur baskılanıyor.

Ancak, bu dengenin birtakım olumsuz etkileri de var. Kurun düşük kalması, ihracatı zorlaştırırken, Türk mallarının yurt dışında pahalı hale gelmesine neden oluyor. Aynı zamanda ithalat artıyor, çünkü yabancı mallar daha ucuz hale geliyor. Bunun sonucunda ithalata bağımlı olan üretim sektörü daha da bağımlı hale geliyor. Dış kaynaklardan gelen paralar ise kalıcı yatırımlara yönelmek yerine kısa vadeli kazançlar peşinde koşuyor. Bu paralar, geldiği hızla ülkeyi terk edebiliyor ve bu durum kurun ani yükselişine neden olabiliyor.

Eğilmez, yüksek faiz ile kuru baskılamanın geçici bir çözüm olduğunu, bu durumun sadece problemi hafiflettiğini, kalıcı çözüm için ise enflasyonu düşürmek, üretim yapısını güçlendirmek ve ithalata bağımlılığı azaltmak gerektiğini vurguladı. Bunun için güvenilir bir ekonomik ortam, güçlü kurumlar ve sağlam bir hukuk sistemi şarttır.

Uzun vadeli yatırımları çekebilmek için bu yapıların oluşturulması şarttır. Ekonomik istikrarı sağlamak adına, döviz kuru çıpası gibi yöntemlerin de uygulanabileceğini belirten Eğilmez, bu sürecin dikkatli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Yüksek faiz ve düşük kur ile oluşturulan bu dengenin kalıcı olmadığını ve bu tür politikaların zaman kazanma amaçlı olarak yapıldığını söyledi. Eğer doğru yönetilmezse, bastırılan kur bir gün mutlaka yükselebilir.

Sonuç olarak, ekonomik sorunların kalıcı olarak çözülmesi için hukukun üstünlüğü ve demokrasinin işlerliğinin sağlanması, yapısal reformların gerçekleştirilmesi gereklidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Borsa Piyasa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir