İsveç Araştırması: 2025’te Devletler Arası Çatışmalar Rekor Seviyeye Ulaşıyor
İsveç’te gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, 2025 yılında devletler arası çatışmaların İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyeye çıkacağını ortaya koydu. Uppsala Üniversitesi’nden akademisyenler, Uppsala Çatışma Veri Programı (UCDP) verilerini kullanarak 1898-2025 yılları arasındaki küresel şiddet eğilimlerini analiz etti.
Araştırmaya göre, 2025 yılında 65 aktif çatışma kaydedildi. Bu durum, devletler arası çatışmaların hızla artarak, 2024 yılına kıyasla iki katına çıktığını gösteriyor. 2025’te kaydedilen 8 devletler arası çatışma, UCDP’nin 1946 yılında veri toplamaya başlamasından bu yana en yüksek rakam olarak dikkat çekiyor. Bu çatışmalar arasında Ukrayna-Rusya, İsrail-İran ve Hindistan-Pakistan gibi önemli gerilimler öne çıkıyor.
Araştırma, 2025 yılında toplamda 65 aktif çatışmanın çoğunun iç savaş niteliğinde olduğunu ve bunlardan 13’ünün “savaş” seviyesine ulaştığını vurguluyor. Geçen yıl içinde kaydedilen çatışmalarda 244 bin 600 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu rakam, 1994 Ruanda Soykırımı’ndan bu yana kayıtlara geçen en yüksek seviye olarak öne çıkıyor.
Şiddet Türleri ve Sınıflandırmalar
Araştırmada, organize şiddet üç farklı kategoride ele alındı:
- Devlet Temelli Şiddet: Taraflardan bir veya ikisinin hükümet olduğu durumlar.
- Devlet Dışı Şiddet: Hükümet dışında gerçekleşen çatışmalar.
- Tek Taraflı Şiddet: Sadece bir tarafın şiddet uyguladığı durumlar.
Bu sınıflandırmalar, çatışmaların dinamiklerini anlamada önemli bir rol oynuyor. Araştırmayı yürüten akademisyenlerden Shawn Davies, devletler arası çatışmalarda belirgin bir artış gözlemlendiğini ifade etti.
Gelecek İçin Endişeler
Devletler arası çatışmaların artışı, uluslararası güvenlik açısından ciddi endişelere yol açıyor. Birçok ülkenin bu duruma nasıl yanıt vereceği ise belirsizliğini koruyor. Araştırma sonuçlarının, dünya genelinde politikalar üzerinde etkili olması bekleniyor.
Bu durum, aynı zamanda ülkelerin savunma harcamalarını da etkileyecek gibi görünüyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, güvenlik kaygıları ve küresel belirsizlikler nedeniyle savunma harcamalarının son 16 yılın zirvesine ulaşması dikkat çekiyor.
İsveç’teki bu araştırma, dünya genelindeki çatışma dinamiklerini anlamada önemli bir kaynak oluşturuyor. Gelecekteki olası çatışmaların önüne geçmek için uluslararası iş birliğine ve barış inşasına daha fazla önem verilmesi gerektiği aşikar.
