İhracatçılardan Kur Politikalarına Yönelik Uyarılar
Küresel talep artışına rağmen, Türkiye’nin iç ekonomik politikalarının sektörel rekabet gücünü zayıflattığı ifade ediliyor. Ege Hazır Giyim İhracatçıları, döviz kurunun enflasyonla uyumlu bir seyir izlemesi ve finansmana erişimin kolaylaşması durumunda ihracat kayıplarının telafi edilebileceğini savunuyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa’daki hazır giyim ithalatında artış yaşanırken Türkiye’nin yaşadığı kaybın iç dinamiklerden kaynaklandığını belirtti.
Bağcı, döviz kurunun baskılanmasının, yüksek faiz oranlarının ve finansmana erişim zorluklarının emek yoğun sektörleri ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. Rekabet gücünün yeniden kazanılması için döviz kurunun enflasyon rakamlarıyla uyumlu bir seyir izlemesi gerektiğini dile getirdi.
- Küresel Durum: Avrupa’daki hazır giyim ithalatı artış trendinde, ancak Türkiye’nin durumu iç dinamiklerden kaynaklı.
- Döviz Kuru ve Faizler: Döviz kurunun baskılanması ve yüksek faiz oranları ihracatı olumsuz etkiliyor.
- Emek Gücü Yoğun Sektörler: Özellikle hazır giyim sektöründeki olumsuz etkiler belirginleşiyor.
Bağcı, Avrupa’nın farklı bölgelerinden ürün alımını sürdürdüğünü, özellikle Çin ve Pakistan gibi rakip ülkelerin avantajlı konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’den yapılan tekstil ve hammadde alımlarının gerilediğini belirten Bağcı, Avrupa Birliği içindeki büyük markaların Türkiye’yi sürdürülebilir tedarikçi olarak değerlendirmeye başladığını aktardı. Özellikle İspanya merkezli büyük grupların alımlarında artış yaşandığını vurguladı.
Hindistan’ın serbest ticaret kapsamına alınmasının sektöre etkilerini değerlendiren Bağcı, Uzak Doğu ülkeleriyle rekabetin zorlaştığını ve Türkiye’nin artık daha katma değerli ürünler üzerinde yoğunlaştığını kaydetti. “Hindistan’ın sisteme dahil olması bizim için çok olumlu olmasa da olumsuz da değil. Uzak Doğu ülkeleriyle rekabet edemez hale geldik, artık daha fazla katma değerli ürünlere yöneliyoruz” dedi.
Bağcı, Avrupa pazarındaki düşüşün özellikle orta ölçekli ihracatçılar için ciddi sorunlar yarattığını, büyük ölçekli firmaların ise ihracatına devam ettiğini vurguladı. Almanya ve Londra’daki prestijli fuarlara katılım sağladıklarını belirten Bağcı, Amerika pazarının önemine de dikkat çekti. Los Angeles ve New York’taki ticaret heyetleri ile Türk üreticileri hedef markalarla buluşturduklarını ifade etti.
- Amerika Pazarı: Avrupa Birliği’nden daha büyük bir nüfusa sahip olan Amerika pazarına yönelik stratejiler geliştiriliyor.
- Sektörel Beklentiler: Sektördeki olumsuz gidişatın sadece yüzde 20’sinin kur düzeyiyle açıklanabileceği vurgulandı.
- Tüketici Davranışları: Tüketici ve üretici davranışları ile fiyatlandırma politikalarındaki bozulmanın etkisi büyük.
Bağcı, iki yıldır Türk Lirası’nın döviz karşısında değerli kalmasının enflasyonu tek başına çözmediğini belirterek, finansmana erişim, faizlerin düşmesi ve dövizin serbest hareket etmesinin önem taşıdığını ifade etti. “Bunun altını çizmekten yorulmadık, ama ifade etmeye devam edeceğiz. Bizim altyapımız güçlü; eğitimli personelimiz, mühendislik ekiplerimiz ve üretim kapasitemizle başarılıyız. Tek ihtiyacımız, rekabetçi fiyatlama için uygun bir kur yapısı” dedi.
Bağcı, düşük bir döviz kurundan ziyade, enflasyon kadar artan dengeli bir kur yapısına ihtiyaç duyduklarını belirterek, sektörün geleceği için bu durumun kritik olduğunu vurguladı.
