İran’daki Cezaevlerinde Hayati Tehlike: Askeri Hareketlilik ve Hava Saldırıları Mahkumları Etkiliyor
İran’da artan askeri hareketlilik ve hava saldırıları, başkent Tahran’daki sokakları sessizliğe gömerek tehlikeli bir ortam yaratıyor. Bu durum, tahliye edilmeyen cezaevlerindeki mahkumların hayati tehdit altında olduğu gerçeğini de beraberinde getiriyor. Aileleri, yakınlarının can güvenliği konusunda endişe duymakta ve iletişim kesintileri nedeniyle bilgi almakta zorluk çekmektedirler.
ABD ile İsrail’in Tahran’a yönelik saldırılar başlattığı hafta sonundan bu yana, şehirdeki birçok bölge sakini, İsrail ve ABD Başkanı’nın sığınak bulma önerilerine uyarak kuzey eyaletlerine kaçtı. Ancak, herkesin bu fırsatı bulması mümkün olmadı. İnsan hakları örgütleri, Kuzey Tahran’daki Evin Hapishanesi’nde tutulan mahkumların hava saldırıları sırasında kilitli tutulduğunu ve onlara yiyecek verilmediğini rapor ediyor.
İran İnsan Hakları Topluluğu tarafından yayınlanan bir raporda, Evin Hapishanesi’nin iç durumunun “kaotik” olduğu ifade edildi. Cezaevi personelinin kapıları kapatıp tesisi terk ettiği belirtilirken, mahkumların yalnızca kısıtlı miktarda ekmeğe erişim sağladığı bildirildi. Kadınlar koğuşu da dahil olmak üzere birçok bölümde yemek dağıtımının durduğu bilgisi geldi.
Hava Saldırıları ve Mahkumların Durumu
Salı günü hapishanenin bir kısmı hava saldırısıyla yıkıldı. Mahkum yakınları hapishane önünde toplandı ancak ölen ya da yaralananlar hakkında bilgi edinemedi. Bazı mahkumlar, sonrasında gerçekleştirdikleri telefon görüşmelerinde, gardiyanların dışarıda nöbet tuttuğunu ancak hapishane kapılarını kilitleyip gitmeleri nedeniyle “umutsuz” hissettiklerini dile getirdi.
- Ahmadreza Djalali: 2017 yılında casusluk suçlamasıyla idam cezasına çarptırılan Djalali’nin eşi, iletişimde bulundukları esnada mahkumların yiyecek sıkıntısı çektiğini aktardı.
- Joe Bennett: İngiliz çiftin oğlu, ebeveynleriyle yaptığı görüşmede hapishane çevresindeki bombardımanların etkilerini duyduklarını ve bu durumun tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Uluslararası Mahkumların Acil Durumu
Evin Hapishanesi’nde siyasi suçluların yanı sıra güvenlik ve casusluk suçlamasıyla tutulan yabancı uyruklular da yer almakta. Şehirdeki protestolar sırasında yeni tutuklamalar yapılması, ortamın daha da gerginleşmesine neden oldu. Uluslararası Af Örgütü, mahkumlar arasındaki panik ve korkunun giderek arttığını belirtiyor. Mahkumlar, bir sonraki adımda ne olacağını bilmemekte ve hapishanelerde sığınak olmadığı için endişeler artmaktadır.
İran genelinde internetin uzun süreli kesintisi, mahkumların bilgiye erişimini de zorlaştırmakta. Narges Mohammadi Vakfı, Zencan Genel Hapishanesi’nde tutulan aktivistlerle iletişimin tamamen kesilmesi nedeniyle ciddi endişeler taşıdıklarını belirtti. Bu durumun, gizlice idam cezalarının infaz edilebileceği kaygısını doğurduğu ifade ediliyor.
İhlaller ve Hapishane Durumu
İnsan hakları grupları, mevcut düzenlemelerin “kriz zamanlarında” şiddet içermeyen suçlardan yatanların tahliyesine izin vermesine rağmen, henüz bu yönde bir adım atılmadığını vurguluyor. Haziran ayında tahliye edilen bazı mahkumların akıbetinin bilinmemesi, “zorla kaybetme” olarak tanımlandı. Tahliye edilenlerin götürüldüğü yerlerde de hijyen sorunları ve yatak eksikliği gibi ciddi ihlaller yaşanmakta.
Hapishanelerdeki Durumlar
- Evin Hapishanesi: Tahran – Gıda yokluğu, duvar yıkılması, personelin ayrılması, sığınak eksikliği.
- Qezelhesar Hapishanesi: Tahran Kuzeybatısı – Gıda kıtlığı, kantinlerin kapanması, tıbbi bakım yetersizliği.
- Lakan Hapishanesi: Hazar Denizi Yakını – Gıda ve tıbbi malzeme eksikliği, insani kriz riski.
- Zencan Genel Hapishanesi: Kuzey İran – Tam iletişim kesintisi, gizli idam endişesi.
