İznik Çinilerinin Türkiye’ye İadesi Sağlandı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarihi 16. yüzyıla dayanan İznik çinilerinin İngiltere’den Türkiye’ye geri getirildiğini duyurdu. Çalınan eserler, Ankara Etnografya Müzesi’nde koruma altına alındı.
Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde açılan “Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler” sergisini ziyaret ederek, kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bu kapsamda, Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi’nden çalınmış olan iki çini, Türkiye’ye iade edilmesi sağlandı. Bakan Ersoy, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi’nden çalınmış olan, 16. yüzyıla tarihlenmiş 2 adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır.”
Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığı ile mücadelede teknolojinin etkin bir şekilde kullanıldığını vurguladı. Ayrıca, Londra Büyükelçiliği’nin çabalarının bu süreçte önemli rol oynadığını belirtti. Londra Metropolitan Polisi ile yapılan iş birliğinin ve uzmanların bilimsel verilerle yaptıkları çalışmaların sonuç verdiğini ifade etti.
- Kültürel mirasın korunması: Bakan Ersoy, kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen projelere dikkat çekti.
- Teknolojik destek: “Yapay Zeka Destekli Kültür Varlığı Tanımlama Projesi” gibi teknolojik projelerin kullanıldığını belirtti.
- TraceArt sistemi: Kaçakçılığa konu olan kültür varlıklarının internet ortamında taranabilmesi için bu sistemden faydalandıklarını vurguladı.
Bakan Ersoy, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’ye iade edilen kültür varlıkları hakkında da bilgi verdi. 2025 yılında toplam 180 kültür varlığının geri döneceği bilgisini paylaşan Ersoy, 2002-2025 döneminde iade edilen toplam eser sayısının ise 13 bin 448’e ulaştığını açıkladı.
Tüm bu süreçler, Türkiye’nin zengin kültürel mirasının korunmasına yönelik önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Bakan Ersoy’un açıklamaları, kültürel varlıkların uluslararası alandaki geri dönüş sürecinin hızlanmasını sağlamak için atılan önemli adımları gözler önüne seriyor.
Bu başarı, yalnızca hükümetin değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması için mücadele eden birçok uzmanın ve kurumun ortak çabasının bir sonucudur.
