Türkiye’de İş Kazaları ve Artan Ölüm Oranları
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından hazırlanan son rapor, şubat ayında Türkiye genelinde en az 126 işçinin iş kazaları sonucu hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Ülkemiz, 1999 yılında Avrupa Birliği aday ülkesi olduktan sonra iş sağlığı ve güvenliği mevzuatını AB standartlarıyla uyumlu hale getirmek için bazı adımlar atmıştı. Ancak, 2005 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü’nün ilgili sözleşmelerinin onaylanmasına rağmen, uygulama ve denetim süreçlerinde etkinlik sağlanamadı.
Son yıllarda yaşanan göçmen akını ve artan ekonomik istikrarsızlık, iş yerlerinde güvenlik önlemlerine yapılan yatırımları olumsuz etkiledi. Bu durum, kayıt dışı istihdamın artmasına yol açarak iş yeri güvenliğini daha da tehdit etti. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından yayınlanan yıllık raporlar, Türkiye’nin endüstriyel sektörde çalışanlar için dünyanın en kötü koşullarına sahip ülkelerden biri olduğunu göstermektedir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre, şubat ayında meydana gelen kazalarda trafik kazaları, ölümlerin %29’unu oluşturarak en fazla kayba neden olan faktör oldu. Bunu %15 ile yüksekten düşme, %14 ile ezilme vakaları takip etti. İllere göre ölümlerin dağılımında, Denizli, dokuz ölüme ulaşarak en yüksek kaybı yaşayan şehir olurken, İstanbul sekiz, Antalya ise altı ölüyle listenin tepe noktalarında yer aldı.
İSİG verileri, 2025 yılı itibarıyla toplam 2,105 iş kazası kaynaklı ölüm tespit ederek son on yılın en yüksek yıllık toplamına ulaşıldığını ve Türkiye’deki iş yeri güvenliğinin iyileşmek yerine kötüleştiğini ortaya koydu. Bu durum, iş kazaları sonucu ölümlerin son beş yılda %50 oranında arttığını da gözler önüne seriyor.
- Trafik Kazaları: %29
- Yüksekten Düşme: %15
- Ezilme Vakaları: %14
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, 2024 yılında bin 905 çalışan iş kazalarında hayatını kaybederken, 100 bin işçide ölümlü kaza oranı Avrupa ülkelerinin oranlarını geçmiştir. Türkiye’de iş kazalarına bağlı ölümlerin hızla arttığı bu dönemde, iş yeri güvenliğinin artırılması ve önlemlerin ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerekmektedir. İşçi sağlığı ve güvenliği, toplumun en temel haklarından biri olarak kabul edilmeli ve bu konuda daha etkin stratejiler geliştirilmelidir.
Artan iş kazaları ve ölümler, yalnızca çalışanların değil, aynı zamanda onların ailelerinin de yaşam kalitesini tehdit etmektedir. Bu nedenle, iş güvenliği eğitimleri ve denetimlerin sıkılaştırılması, işverenlerin sorumluluklarının hatırlatılması büyük önem taşımaktadır. İş yerlerinde güvenli bir ortam oluşturmak, hem çalışanların hem de işverenlerin ortak sorumluluğudur.
