CHP İstanbul İl Kongresi Davasında Son Gelişmeler
CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali talebiyle açılan dava, 15 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Gürsel Tekin ve ekibinin görevine devam etmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe taşıdı.
Davanın temel sebebi, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması ve Gürsel Tekin’in kayyım olarak atanması üzerine yapılan itirazlardı. Duruşma, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde gerçekleştirildi ve mahkeme, Gürsel Tekin’in görevinin devam etmesini onayladı.
Mahkeme Kararlarının Arka Planı
CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali için 2 Eylül’de başlatılan davada, mahkeme ara kararını açıklamıştı. Bu ara kararda, Özgür Çelik’in il başkanı olarak seçilmesi ve aynı kongrede belirlenen İl Yönetim Kurulu ile İl Disiplin Kurulu’nun “Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına” karar verilmişti. Ayrıca, Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
- Gürsel Tekin ve Heyeti: Mahkeme, Gürsel Tekin’in ve ekibinin görevine devam etmesine hükmetti.
- İtiraz Süreci: CHP, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazda bulundu.
- Duruşma Tarihi: Dava 15 Mayıs 2026’ya ertelendi.
CHP, 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına itiraz etmiş ve bu itirazların duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmesini istemişti.
CHP’nin Olağanüstü İl Kongresi
Öte yandan, 24 Eylül’de CHP’nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi gerçekleştirildi. Kongrede yalnızca Özgür Çelik’in aday olduğu belirtildi. 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçilen Çelik, mahkeme kararıyla görevden alınmasının ardından tekrar başkanlık görevine döndü.
İlgili Dava Süreçleri
Ayrıca, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin ceza davasının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasıyla birleştirilmesi talebi de İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Bu durum, CHP içindeki davaların karmaşık yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Özetle, CHP’nin İstanbul İl Kongresi’ne dair yaşanan bu hukuki süreçler, partinin iç dinamikleri ve yönetim yapısı üzerinde önemli etkilere yol açmakta. Gelişmeler, hem parti tabanı hem de kamuoyu tarafından dikkatle izlenmektedir.
