Doğayı Koruma Yatırımları ile Zararlı Faaliyetler Arasındaki Uçurum Büyüyor
Doğayı koruma amacıyla yapılan yatırımlar ile ekosisteme zarar veren faaliyetlere ayrılan kaynaklar arasındaki fark giderek derinleşiyor. Küresel finans sistemi, çevre dostu projelere göre doğaya zarar veren faaliyetlere tam 30 kat daha fazla yatırım yapıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan “Doğa İçin Finans Durum Raporu” bu durumu gözler önüne serdi. Rapor, doğaya zarar veren faaliyetlere yönlendirilen küresel finansmanın 7,3 trilyon dolara ulaştığını ortaya koydu.
Arazi bozulumu, aşırı su tüketimi ve ekosistem tahribatı gibi sorunlara yol açan bu yatırımların 2,4 trilyon doları devlet destekleri, 4,9 trilyon doları ise özel sektörden kaynaklanıyor. Kamu destekleri daha çok fosil yakıt, tarım ve su kullanımı alanlarına yoğunlaşırken, özel sektör yatırımları sanayi ve enerji sektörlerinde yoğunlaşmış durumda. Doğa temelli çözümlere ayrılan bütçe ise yalnızca 220 milyar dolarla sınırlı kalıyor.
- Kamu Kaynaklı Doğa Yatırımı: 197 milyar dolar
- Özel Sektör Doğa Yatırımı: 23 milyar dolar
Özel kuruluşlar, doğanın zararını telafi etmeye yönelik projelere 7 milyar dolar, sertifikalı tedarik zincirlerine 4 milyar dolar, biyoçeşitlilik odaklı fonlara 5 milyar dolar ve karbon piyasalarına 1,3 milyar dolar ayırmış durumda. Raporda, doğayı korumak için harcanan her 1 dolara karşılık ekosisteme zarar veren faaliyetlere 30 dolardan fazla kaynak aktarıldığına dikkat çekilirken, çevre dostu harcamaların yetersiz kaldığı vurgulanıyor.
Doğa dostu yatırımların gelecek hedefleri ise oldukça büyük. Rio Sözleşmeleri çerçevesinde verilen küresel taahhütlerin yerine getirilebilmesi için doğa temelli yatırımların 2030 yılına kadar 571 milyar dolara, 2050 yılına kadar ise 771 milyar dolara yükselmesi gerekiyor. Bu yatırımların 181 milyar dolarlık kısmının restorasyona, 101 milyar dolarlık kısmının ise sürdürülebilir arazi yönetimine yönlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Ormanlar ve okyanuslar, iklim mücadelesinin merkezinde yer almalarına rağmen yeterli finansmana ulaşamıyor. Şehirlerdeki ısı adası etkisini azaltmak amacıyla kentsel yeşil alan yatırımlarının aciliyeti de vurgulanmakta. Ayrıca, tarım finansmanının onarıcı yöntemlere yönlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Finansman Durumu ve Stratejik Hedefler
- Doğaya Zarar Veren Finansman: 7,3 Trilyon Dolar
- Doğa Temelli Çözümler (Toplam): 220 Milyar Dolar
- 2030 Hedefi: 571 Milyar Dolar
- 2050 Hedefi: 771 Milyar Dolar
Frankfurt Finans ve Yönetim Okulu’ndan Kıdemli Proje Uzmanı Michael König-Sykorova, kurumsal yapısı zayıf ülkelerin doğaya zarar veren yatırımlara karşı daha savunmasız olduğunu belirtiyor. 2023 yılında sanayi sektörünün 1,4 trilyon dolarlık finansmanla olumsuz etkilerin başında geldiğini vurgulayan König-Sykorova, Asya’nın 93 milyar dolarlık kamu iç finansmanıyla doğa temelli çözümlerde lider olduğunu, onu 59 milyar dolarla Kuzey Amerika ve 34 milyar dolarla Avrupa’nın izlediğini ifade etti.
König-Sykorova, mevcut politikaların devam etmesi durumunda biyoçeşitlilik kaybının hızlanabileceğini ve bunun ekonomik daralma ile göç gibi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Gelişen teknolojiye rağmen ekonomik kaygıların önceliklendirildiğini aktaran uzman, G20 ülkelerinde iklim politikalarında görülen geri adımların kısa vadeli çıkarların ekolojik bütünlüğü yeterince dikkate almadan yatırım kararlarında baskın geldiğini gösterdiğini belirtti.
Doğa temelli dönüşüm için güçlü liderlik, kapsamlı politika reformları ve kamu-özel sektör işbirliğinin şart olduğunu ifade eden König-Sykorova, bu sürecin yalnızca teknik adımlarla değil, aynı zamanda zihniyet değişimi ve doğaya zarar veren finansmanın aşamalı olarak sonlandırılması ile mümkün olabileceğini vurguladı.
