Gıda Sektöründeki Gelişmeler Masaya Yatırıldı
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) tarafından gerçekleştirilen “Borsa Meydanı’nda Sektörler Konuşuyor” toplantısında, savaşın etkileri altında gıda sektörünün durumu detaylı bir şekilde ele alındı. Çevrim içi düzenlenen toplantıya önemli isimler katıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, toplantının konuşmacıları arasındaydı.
Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, savaşın başlangıcından itibaren tarımsal üretim için gerekli önlemlerin hızla alındığını belirtti. Dilber, “Türkiye’de gübre stoklarımız yeterli. Arz yönünde bir sorun yaşanmıyor. Üre ham maddesi üzerindeki yüzde 6,5’lik gümrük vergisini savaşın ilk günlerinde kaldırdık. Güvenlik sebepleriyle yasaklı olan amonyum nitrat gübresinin kullanımına da izin verdik. Bu adımlar, üretimin sürekliliği açısından kritik öneme sahip. Şu anda gıda güvenliği ve güvencesi açısından ülkemizde risk bulunmuyor. Ancak savaşın uzaması durumunda ham maddeye erişim zorlaşabilir. Gerilimin kısa sürede sona ermesini ve tedarik zincirlerinin yeniden rahatlamasını umut ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türkiye’nin tarım ürünlerinde 75 milyar dolarlık ihracat kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Kılıçkaya, “Savaşın başladığı günden itibaren güçlü bir koordinasyon sağladık. Gübre gibi önemli ürünlerin ihracatını kısıtlayarak iç piyasayı korumaya yönelik adımlar attık. Yaşanan olumsuzlukları yakından takip ediyor, kurumlarımızın planları doğrultusunda gerekli önlemleri alıyoruz. Türkiye, güçlü üretim altyapısıyla krizleri yönetebilen bir ülke konumundadır.” şeklinde konuştu.
- Hürmüz Boğazı’nın Önemi: İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin dünya ekonomisi üzerindeki etkilerini vurguladı.
- Enerji Dalgalanmalarının Etkisi: Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların gıda piyasalarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
- Gübre İhtiyacı: Kasap, birçok ülkenin gıda stoklarının yanı sıra gübre ve tarımsal girdileri de stratejik güvenlik unsuru olarak değerlendirdiğini belirtti.
İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda tarımsal girdiler ve küresel lojistik hatlarını da olumsuz etkilediğini ifade etti. Alkin, bu durumun maliyet baskılarını artırdığına dikkat çekerek, “Savaşların etkisi yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı değil. Tedarik zincirlerinin tamamı bu süreçten etkileniyor. Alternatif lojistik hatlara olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Kalkınma Yolu Projesi, bu açıdan stratejik bir çözüm sunmaktadır. Proje sayesinde, bölgede üretilen stratejik ürünler ve ham maddeler, Türkiye üzerinden farklı güzergahlar ile dünya pazarlarına ulaşabilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Alkin, gıda güvenliği kapsamında sadece üretimi artırmanın yeterli olmadığını, gıda israfının azaltılması ve sürdürülebilirlik politikalarının da öncelikli hale gelmesi gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, gıda ve tarımsal ürün piyasalarının durumu, ilgili taraflar tarafından sürekli olarak izlenmeye devam edilecek.
Sonuç olarak, gıda sektöründeki bu gelişmeler, hem iç piyasayı koruma hem de global ticaret açısından büyük önem taşımaktadır. Savaşın devam etmesi, tedarik zincirlerinin ve fiyat istikrarının nasıl etkileneceği ise merakla beklenmektedir.
