Beyoğlu’ndaki Sit Alanları Özelleştiriliyor
İstanbul’un tarihi ve kültürel mirası ile bilinen Beyoğlu’nda yer alan sit alanı statüsündeki taşınmazlar, özelleştirme kapsamına alındı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, toplam 11 parselin 2028 yılı sonuna kadar satış ve kiralama yöntemleriyle devredilmesi planlanıyor.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Beyoğlu ilçesindeki bu taşınmazlar için yetkilendirildi. 7 Mart’ta yayımlanan cumhurbaşkanı kararıyla, Müeyyetzade Mahallesi’nde bulunan 116 ve 118 numaralı parseller, üzerlerindeki konut ve ticari alanlarla birlikte özelleştirme programına dahil edildi.
- Taşınmazların büyüklüğü: 16 ile 77 metrekare arasında değişiyor.
- Toplam alan: 373 metrekarelik özelleştirme kapsamındaki alana sahip.
- Kullanım durumu: Bazı parsellerde kargir evler ve dükkanlar mevcut.
Özelleştirme sürecinde, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve mülkiyetin gayri ayni haklarının tesis edilmesi gibi çeşitli yöntemler kullanılacak. Tüm özelleştirme işlemlerinin 2028 yılına kadar tamamlanması gerektiği belirtildi.
Beyoğlu’ndaki taşınmazlar, Galip Dede, Kemeraltı ve Tersane caddeleri çevresindeki tescilli tarihi kentsel sit alanı sınırları içinde yer alıyor. Bu bölgedeki koruma statüsü nedeniyle, yapılaşma imkanlarının kısıtlı olduğu biliniyor. Taşınmazlar üzerinde uzun süredir tescil ve revize işlemleri devam etmekte.
Bölgedeki mülklerin konum bilgileri ise aşağıdaki gibidir:
| Parsel Sayısı | Konum Bilgisi | Komşu Alanlar |
|---|---|---|
| 9 Parsel | Maliye Caddesi üzeri | Vergi Denetim Kurulu binaları arası |
| 2 Parsel | Kemeraltı Caddesi civarı | Vergi Denetim Kurulu ve BAU Galata Yerleşkesi arası |
Tarihi merkezdeki bu taşınmazların devir süreci, belirlenen takvim doğrultusunda Özelleştirme İdaresi tarafından yürütülecek. Beyoğlu’ndaki bu süreç, bölgenin tarihi ve kültürel dokusunu korumak adına önemli bir adım olacağa benziyor.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın ayrıca 7 ildeki 10 taşınmazı da “satış” yöntemiyle özelleştirme hedefi bulunuyor. Bu gelişmeler, İstanbul’un tarihi kıymetlerini koruma ve aynı zamanda ekonomik değer yaratma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
