Türkiye’nin Ekonomik İstikrarı ve Yeni İş Birliği Fırsatları
Türkiye’nin bölgesel çatışmalara rağmen güvenli bir liman olarak istikrarını koruduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayi ve dijital ekonomi alanlarında yeni iş birliği modellerinin hayata geçirileceğini açıkladı. Yılmaz, İkiz Kuleler Kabul Salonu’nda TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın düzenlediği Yuvarlak Masa Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2012 yılından bu yana süregelen iş birliğinin diyalog ortamını güçlendirdiğini belirtti.
Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklığın ekonomik ilişkiler açısından önemli bir zemin sunduğuna dikkat çeken Yılmaz, karşılıklı güvene dayanan yapının ticaret ve yatırım ilişkilerinin derinleşmesine olanak tanıdığını ifade etti. Geçen yıl Türkiye-ABD ticaret hacminin 39 milyar dolara yaklaştığını ve asıl hedefin 100 milyar dolar olduğunu söyledi. Yılmaz, “Gelişmeler umut verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluştu. Bu durum, bu yıl önemli bir performans sergileyeceğimizi gösteriyor ve 100 milyar dolar hedefi açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor” diye konuştu.
Yılmaz, ticaretin daha dengeli bir yapıya kavuşmasının kritik bir önem taşıdığını vurguladı ve 2025 yılından itibaren Türkiye aleyhine gelişen tabloyu, katma değeri yüksek alanlara yönelerek dengelemeyi hedeflediklerini kaydetti.
- Savunma Sanayisi ve Küresel Rekabet: Yılmaz, enerji, savunma, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda güçlü bir potansiyel bulunduğunu belirtti. Savunma sanayisinde geliştirilecek iş birliklerinin mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağını ifade etti.
- CAATSA Yaptırımları: İki ülke olarak CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediklerini dile getiren Yılmaz, iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının büyük katkı sunacağına inandığını söyledi.
Halkbank konusunda olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Yılmaz, diğer konularda da ilerlemeler sağlanmasını temenni ettiklerini ifade etti. Uzak Doğu’dan gelen rekabet baskısına karşı korumacılığın yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, Türk firmalarının dinamizmi ile Amerikan finansal imkanlarının birleşmesiyle üçüncü ülkelerde büyük projeler gerçekleştirebileceklerini belirtti.
İran’da yaşanan savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine değinen Yılmaz, “Savaş sonrası yeni bir bölgesel ortam ve şartlar bizi bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Bu ortamda, istikrarını ve güvenli liman vasfını koruyan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız var” dedi. Kısa vadeli olumsuz etkilere rağmen orta vadede Türkiye için önemli perspektiflerin doğduğunu belirten Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi gibi yeni imkanları değerlendirmek için hazırlık içinde olduklarını duyurdu.
Yatırımcı dostu adımlar atmayı planladıklarını vurgulayan Yılmaz, “Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz” diyerek konuşmasını tamamladı.
Orta Koridorun Önemi: Cevdet Yılmaz, küresel tedarik zincirindeki derin kırılmaların Kuzey Koridorunu öngörülemez hale getirdiğini ve Güney güzergahının kapasitesinin sınırlarını zorladığını belirtti. Bu durumun Orta Koridoru alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirdiğini söyledi.
