Türkiye’de Çocuk Nüfusu Tarihi Düşüş Yaşadı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, Türkiye’deki çocuk nüfusu oranının 1935 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilediğini gösteriyor. Yapılan açıklamalara göre, Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuklar oluşturmakta. Bu oran, bir önceki yıl %25,5 olarak belirlenmişti.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olacakken, bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturacak. Çocuk nüfusunun %51,3’ü erkek, %48,7’si ise kız çocuklardan oluşuyor.
Geçmişten Günümüze Çocuk Nüfusu Oranı
Birleşmiş Milletler tanımına göre, 0-17 yaş grubunu kapsayan çocuk nüfusu, geçmişte önemli değişimler gösterdi. 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluşturan çocuklar, 1990 yılında %41,8, 2025 yılında ise %24,8 seviyesine düştü. Nüfus projeksiyonları, mevcut demografik yapı devam ederse 2030 yılında çocuk nüfus oranının %22,1, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %16,9 ve 2100 yılında %14,5 olacağını öngörüyor.
Düşük doğurganlık oranlarının sürdüğü senaryolara göre, çocuk nüfusunun 2030 yılında %22,0, 2040 yılında %16,7, 2060 yılında %13,9, 2100 yılında ise %9,9 olması bekleniyor. Yüksek senaryoya göre ise doğurganlık artırıcı tedbirlerin etkili olması durumunda, bu oran 2030’da %22,3, 2040’ta %18,9 ve 2060’ta %18,7 seviyelerine yükselebilir.
Avrupa ile Karşılaştırma
Çocuk nüfus oranları bakımından Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke incelendiğinde, 2025 yılı itibarıyla AB ortalaması %17,6 olarak belirleniyor. En yüksek çocuk nüfusuna sahip ülkeler arasında İrlanda %22,7, Fransa %20,4 ve İsveç %20,4 ile öne çıkıyor. Öte yandan, çocuk nüfusunun en düşük olduğu ülkeler Malta (%14,5), İtalya (%14,9) ve Portekiz (%15,5) olarak sıralanıyor. Türkiye’nin %24,8’lik çocuk nüfus oranı, AB ülkelerinin çoğundan daha yüksek bir seviyede yer alıyor.
Özel Eğitim ve Sosyal Koşullar
2024/25 eğitim-öğretim dönemi itibarıyla Türkiye genelinde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 olarak kaydedildi. Bu öğrencilerin %51,3’ünü erkekler, %48,7’sini ise kızlar oluşturuyor. Özel eğitim gereksinimi olan bireylere hizmet veren özel öğretim kurumlarında ise 602 bin 729 öğrenci eğitim almakta. Bu öğrenciler, örgün eğitimdeki toplam öğrenci sayısının %3,4’ünü temsil ediyor.
Yoksulluk ve sosyal dışlanma riskine dair verilere göre, 2025 yılında nüfusun %27,9’unun bu risk altında olduğu belirtiliyor. Çocuklar arasında bu oran %36,8 olarak ölçüldü. Erkek çocukları arasında risk oranı %36,0, kız çocukları arasında ise %37,8 olarak belirlenmiştir.
Resmi Evlilikler ve Eğitimde Başarı
Resmi evlenme istatistiklerine göre, 16-17 yaş grubundaki kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam evlilikler içindeki oranı 2002 yılında %7,3 iken, 2025’te %1,5’e düştü. Aynı yaş grubundaki erkek çocukların resmi evlilik oranı ise %0,5’ten %0,1’e geriledi.
Son olarak, ilkokul tamamlama oranı 2024/25 eğitim döneminde %98,6 olurken, ortaokul tamamlama oranı %96,6, ortaöğretim tamamlama oranı ise %81,3 olarak kaydedildi. Cinsiyet bazında incelendiğinde, ortaöğretim tamamlama oranı erkeklerde %79,2, kızlarda ise %83,5 seviyesinde gerçekleşti.
