İran Dışişleri Bakanlığı’ndan Ateşkes Açıklamaları
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ateşkes görüşmeleri konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bekayi, ABD’nin önerdiği ateşkesin, yeniden toplanarak suç işlemeye devam etmek için geçici bir mola anlamına geldiğini belirtti. “Hiçbir makul insan bunu yapmaz” ifadesiyle, ateşkesin güven vermediğini vurguladı.
Bekayi, önerilen ateşkes metniyle ilgili olarak, “Hiçbir yasal veya uluslararası güvence yok. Bu nedenle, ulusal güvenliğimizi korumak için sağlam bir güvenceye sahip olmalıyız” dedi. Tahran yönetimi, ateşkes sürecine dair beklentilerini de net bir şekilde ortaya koydu. Bekayi, “Taleplerimiz, dayatılan savaşın sona ermesi ve bu döngünün tekrarlanmayacağına dair güvence verilmesidir” şeklinde konuştu.
İran hükümeti, sınır komşuları ve diplomatik temaslarla ilgili olarak da açıklamalar yaptı. Azerbaycan veya Türkiye’ye füze fırlatılmadığını belirten Bekayi, yaşanan “yanlış anlamaların çözüldüğünü” ifade etti. Ayrıca, Washington ile doğrudan olmayan iletişim kanallarının açık tutulduğu ve aracılar vasıtasıyla görüş alışverişinin devam ettiği kaydedildi.
- Birinci Aşama: Ateşkesin derhal yürürlüğe girmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması.
- İkinci Aşama: Kapsamlı anlaşmanın sonuçlandırılması için 15 ila 20 günlük süre tanınması.
- Nihai Görüşme: İslamabad’da yüz yüze müzakerelerle gerçekleştirilecektir.
Reuters’a göre, Pakistan iki aşamalı bir plan hazırladı. Bu plan, taraflar arasındaki düşmanlığı sonlandırmayı amaçlıyor. İlk aşamada acil bir ateşkes sağlanması, ikinci aşamada ise kapsamlı bir anlaşmanın sonuçlandırılması hedefleniyor. Taslak, geçici olarak “İslamabad Anlaşması” adıyla anılıyor ve Hürmüz Boğazı için bölgesel bir güvenlik çerçevesi oluşturmayı öngörüyor.
Müzakerelerin başarılı bir şekilde tamamlanması durumunda, nihai kararların Pakistan’ın başkenti İslamabad’da alınması bekleniyor. İran yönetiminin, Pakistan aracılığıyla iletilen ABD’nin ateşkes teklifini değerlendirmeye aldığı da bildirildi.
Bu gelişmeler, Ortadoğu’daki jeopolitik dinamikleri etkileyebilirken, tarafların müzakerelerde ne denli ilerleme kaydedeceği merakla bekleniyor.
