Orta Doğu Gerilimi Enerji Maliyetlerini Yükseltiyor
Orta Doğu’daki artan gerilim, enerji maliyetlerinde belirgin bir artışa yol açarak, küresel merkez bankalarının faiz politikalarında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. İngiltere ve Avrupa Merkez Bankalarının faiz oranlarını sabit tutma kararı, yatırımcıların beklentilerini belirsizliğe sürüklüyor. Bu süreçte, tahvil faizlerinin son bir yılın en yüksek seviyelerine ulaşması, piyasalarda ciddi bir satış baskısı meydana getirdi.
Küresel merkez bankaları, İran’daki çatışmanın etkisiyle ekonomik bir çıkmaza sürüklenmiş durumda. Perşembe günü, hem İngiltere Merkez Bankası (BoE) hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz oranlarını değiştirmeme kararı alırken, artan enerji maliyetleri enflasyon korkusunu körükleyerek, “faiz indirimi” umutlarını büyük ölçüde ortadan kaldırdı.
Savaşın küresel enerji arzı üzerindeki olumsuz etkisi, tahvil faizlerini son bir yılın zirve seviyelerine çıkardı. Analistler, bu durumu Avrupa tahvil piyasaları için bir “kusursuz fırtına” olarak tanımlıyor. İngiltere’deki devlet tahvilleri, Perşembe günü yoğun bir satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. 10 yıllık gösterge tahvil faizi, 13 baz puan artışla yüzde 4,871 seviyesine yükselerek son 52 haftanın zirvesini gördü. Daha kısa vadeli, faizlere daha duyarlı olan 2 yıllık tahvillerde ise durum daha dramatikti; faizler 39 baz puan sıçrayarak, 2022 yılında yaşanan “Mini Bütçe” krizinin ardından en büyük günlük artışı kaydetti.
Avrupa genelinde de benzer bir tablo gözlemleniyor. Alman, Fransız ve İtalyan tahvillerinde getiriler, kıta genelindeki enflasyon endişeleriyle artış gösterdi. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve analistlerin ekonomik öngörüleri, piyasalarda tansiyonu yükseltti.
- Tahvil getirileri: İran’daki savaşın, küresel ekonomiyi tehdit eden ‘ekonomik Dunkirk’ riskine dair artış gösterdiği belirtiliyor.
- Brent petrol fiyatları: Varil başına yüzde 3,5 artışla 111,10 dolara ulaştı.
- Doğal gaz fiyatları: Yükseliş trendini sürdürmeye devam ediyor.
2022 yılındaki Ukrayna krizinin ardından enerji portföyünü çeşitlendirmeye çalışmakta olan Avrupa, hâlâ net bir enerji ithalatçısı konumda olduğu için şoklara karşı son derece hassas bir pozisyon alıyor. Bu durum, finans kuruluşlarının faiz ve yatırım stratejileri üzerinde de etkili oluyor.
Goldman Sachs Asset Management, Avrupa Merkez Bankası’nın bir sonraki adımının faiz artışı olabileceğini ve bunun 2026 yılında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Aviva Investors ise, artan faiz beklentileriyle birlikte yatırımcıların kısa vadede İngiliz tahvillerinde “taktiksel alımlar” yapma eğiliminde olabileceğini ifade ediyor.
Gelecek dönemde maliyet artışları ve jeopolitik risklerin piyasa üzerindeki etkisi devam ederken, yatırımcılar merkez bankalarının sıkı duruşunu koruyacağı bir senaryoya göre pozisyon almakta. Bu durum, piyasalarda dalgalanmaların artacağına işaret ediyor.
