Doların Geleceği ve Küresel Güç Dengeleri
İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Kendime Yazılar” adlı blogunda yayımladığı “Kapitalizmin ve Doların Geleceği” başlıklı yazısında, dünya genelindeki ekonomik dönüşümleri ve doların geleceğini analiz etti. Eğilmez, eski tek kutuplu dünya düzeninin yerini çok kutuplu bir yapıya bıraktığını ifade ederek, bu değişimin yalnızca bir zaman meselesi olmadığını, belirsizlikler içinde yön bulmanın önemine dikkat çekti.
Eğilmez’in analizine göre, ABD merkezli dünya düzeni uzun süre boyunca etkili oldu. Ancak günümüzde, bu liderliğin sürdürülebilirliği sorgulanır hale geldi. Özellikle Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle başlayan tek kutuplu dönem, küreselleşme ile güç kazanmışken, 21. yüzyılda Çin’in yükselişi durumu köklü şekilde değiştirdi. ABD, Batı’da hâlâ güçlü konumunu korusa da, Doğu’da Çin kendi etkisini artırarak dünya dengelerini sarsmaya başladı.
- Çin’in Ekonomik Gücü: Çin, askeri müdahaleler yerine ekonomik ağlar ve altyapı yatırımlarıyla kendine bir etki alanı kurdu.
- Doların Rolü: İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sistemde dolar, finansal akışların ve enerji ticaretinin temel taşıydı.
- Yeni Para Arayışları: Doların egemenliğini sarsan yerel para arayışları ve alternatif sistemler ortaya çıkıyor.
Eğilmez, dünya genelinde güç dinamiklerinin değiştiğine dikkat çekti. Artık Batı ve Doğu, kendi sistemleri ile daha parçalı bir yapı oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, kapitalizmin doğasını da etkileyerek finansal krizlerden sermaye akımlarına kadar birçok kavramın yeniden tanımlanmasını gerektirebilir. Eğilmez, bu dönüşümün “melez kapitalizm” dönemine geçişle sonuçlanabileceğini öngörüyor.
Güç paylaşımında yeni aktörlerin ortaya çıktığını belirten Eğilmez, büyük teknoloji şirketlerinin veriyi kontrol ederek yeni bir iktidar alanı oluşturduğunu vurguladı. Bu gidişat, veriye dayalı yeni bir “dijital feodalizm” düzeninin ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Bu yeni düzenin feodalleri şirketler, yeni serfleri ise veriyi sağlayan üreticiler ve tüketiciler olacak.
Sonuç olarak, sadece ABD’nin veya doların zayıflaması değil, tek merkezli üstün paralı dünya fikrinin çözülmesi asıl mesele. Çok merkezli yeni düzende, doların mutlak üstünlüğü yerini eşitler arasında birinci konumuna bırakacak. Ancak bu yeni düzenin ne zaman kurulacağı değil, bu dijital ve çok kutuplu ortamda nasıl bir yol haritası çizeceğimiz önemli bir soru olarak öne çıkıyor.
Mahfi Eğilmez ayrıca, ABD’nin karar alma mekanizmasının çökmekte olduğunu ve bu durumun doğru kararların alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Donald Trump döneminde, sahadaki gerçeklikle değil, zihnindeki ideallerle hareket eden ABD’nin, küresel rolünü sorgulayan bir duruma düştüğünü vurguladı.
