Türkiye Ekonomisinde Faiz ve Enflasyon Tahminleri Güncellendi
Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların ve jeopolitik olayların Türkiye’nin enflasyon ve cari açık üzerindeki etkileri, Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay tarafından değerlendirildi. Onay, yıl sonuna yönelik faiz ve enflasyon tahminlerini açıkladı.
Onay, CNBC-e canlı yayınında yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisine dair tahminlerin güncellendiğini belirtti. “Enflasyon tahminlerimizi bir miktar yukarı yönde revize ettik. Yıl başında yüzde 24 seviyesinde öngördüğümüz enflasyonu, yüzde 25 ile sınırlı bir şekilde güncelledik. Ancak burada risklerin yukarı yönlü olduğunu unutmamak gerekir. Petrol fiyatlarının 100 dolar civarında kalması durumunda, enflasyonun yüzde 27 seviyelerine çıkabileceğini düşünüyoruz,” dedi.
Yıl sonu politika faizi tahminini de paylaşan Onay, mevcut koşulların devam etmesi halinde faiz oranının yüzde 31 seviyesinde olacağını, ancak durumun sürmesi halinde bu oranın yüzde 33’e kadar yükselebileceğini ifade etti. Cari açık konusundaki değerlendirmelerini de yapan Onay, enerji kaynaklı olarak 15 milyar dolarlık ek bir yükten bahsetti. Bu rakam, milli gelirin yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor.
- Yıl Sonu Enflasyon: %25 (petrol 100$ olursa %27)
- Yıl Sonu Politika Faizi: %31 (risk senaryosunda %33)
- Cari Açık/GDP: – %3 (enerji yükü dahil)
- Ekonomik Büyüme: %3
Onay, Mart ayı için enflasyon verilerinin yüzde 2 seviyelerinin üzerinde olabileceğini, yıllık bazda baz etkisi nedeniyle genel görünümün çok kötü olmayacağını dile getirdi. Ayrıca, ekonomik tahminlerdeki değişimlerin ve olası risk senaryolarının detaylandırıldığı bir tabloyu da paylaştı.
Mart ayı faiz kararı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Onay, Merkez Bankası’nın şu aşamada herhangi bir değişikliğe gitme ihtiyacı hissetmediğini vurguladı. Piyasa koşullarının belirleyici olacağını belirten Onay, “Petrol fiyatları 100 dolar ve üzerinde kalırsa, Merkez Bankası enerji fiyat şokunun kalıcı olduğu izlenimi edinebilir,” dedi. Ayrıca, gecelik fonlama faizinin geçerli olduğunu ve repo faizinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. 300 baz puanlık bir artışın gündeme gelebileceğini belirten Onay, mevcut durumda politika duruşunun devam edeceğini düşündüğünü söyledi.
Yabancı yatırımcı çıkışları ve rezerv yönetimi konusuna da değinen Onay, savaşın Merkez Bankası üzerindeki maliyetinin 25-30 milyar dolar arasında olduğunu belirtti. Yabancı çıkışların ağırlıklı olarak yabancı yatırımcılardan kaynaklandığını ve bu durumun Merkez Bankası tarafından yönetilebilir durumda olduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde bu çıkışların yavaşlayacağını öngördüklerini ekledi.
Onay, Eşel mobil sisteminin bütçeye maliyetinin bu yıl için milli gelirin yaklaşık yüzde 0,5’i seviyesinde olduğunu belirterek, bu durumu yüklü bir maliyet olarak görmediklerini de sözlerine ekledi. Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıları ve enflasyon seviyelerini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
