Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Sigorta Sistemini Tehdit Ediyor
Hürmüz Boğazı’ndaki artan gerilim, deniz taşımacılığı alanında önemli sorunlara yol açtı. Bu durum, gemilerin sigorta teminatlarının durdurulmasına ve gövde sigortası primlerinin beş kat artmasına neden oldu. Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, bu konudaki gelişmeleri değerlendirdi.
Teker, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemiler için sorumluluk sigortası teminatlarının geri çekildiğini belirtti. Bu durum, Körfez bölgesinde bulunan yaklaşık 1.500 geminin ek teminat almak zorunda kalmasına yol açıyor. Eğer bu gemiler, 365 gün boyunca bölgede sıkışırsa, sahipleri tam zayi hakkına sahip olacak ve bu durum dünya sigortacılığı için milyarlarca dolarlık tazminat riski oluşturacak.
Artan Tazminat Riskleri ve Operasyonel Zorluklar
Deniz taşımacılığındaki artan tazminat riskleri, sektördeki operasyonel zorlukları da beraberinde getiriyor. Teker, İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerginliğin yanı sıra, Arap Körfezi’nde gemilere yönelik fiziki saldırılara dikkat çekti. Teker, “Asıl sorun, içeride sıkışan gemiler. Bu gemiler, eğer 365 gün boyunca orada kalırsa, sahipleri tam zayi ilan edebilir. Bu durumda tazminat milyarlarca doları bulabilir ve sigortacılığı zor bir duruma sokar,” dedi.
Hürmüz Boğazı’ndaki sigorta teminatlarının durumu ile ilgili Teker, bölgedeki navlun fiyatlarının 10 kat arttığını ve bunun petrol fiyatları ile sigorta primleri üzerindeki olumsuz etkisini vurguladı. Bu sürecin, enflasyona ve son kullanıcılara yansıyacak olumsuz etkilerini de dile getirdi.
Jeopolitik Riskler ve Ticaret Yollarındaki Değişim
Türk P&I Sigorta’nın Genel Müdürü, deniz sigortacıları olarak jeopolitik gerginlikleri bir yıl öncesinden öngördüklerini ifade etti. Karadeniz’de başlayan çatışmaların Gazze savaşı ile birlikte Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne sıçradığını belirten Teker, Husilerin saldırıları sonucunda dünya deniz ticareti rotasının değiştiğini aktardı. Akdeniz’e yük taşıyan gemilerin Süveyş Kanalı’nı kullanamaz hale geldiğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi, dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin buradan geçmesiyle artıyor. Teker, yaklaşık 3 bin deniz aracının boğazda sıkıştığını veya giriş yapamadığını belirtti. İran’ın kontrolündeki boğazda geçişlerin seçici bir şekilde yönetildiğini ifade eden Teker, Uzak Doğu ve Çin’in petrol ithalatının büyük ölçüde bu bölgeden yapıldığını kaydetti.
Ek Teminat ve Kısıtlamaların Yayılması
Joint War Committee’nin önerileri doğrultusunda bazı bölgelerin sefere kapatıldığını ve bu alanlara giren gemilerin sigorta kapsamı dışında kaldığını vurguladı. Teker, “Eğer bu bölgeye girmek isteyen bir armatör varsa ek teminat ödemek zorunda. Şu an Arap Körfezi tek giriş çıkış noktası olduğu için 1.500 deniz aracı hapis kalmış durumda,” dedi.
Teker ayrıca, sorumluluk sigortaları için üç günlük bir süre tanındığını ve 6 Mart itibarıyla bu bölgedeki teminatların durdurulacağını açıkladı. “Denizde aranan teminatlar olay başına milyar doları buluyor. Hürmüz bölgesinde artık teminatlar durdu,” diye ekledi.
ABD yönetiminin bölgedeki tanker güvenliğine ilişkin açıklamalarına da değinen Teker, kısıtlama alanlarının genişlediğine dair duyumlar aldıklarını belirtti. İran’ın füze operasyonları nedeniyle Bahreyn, Umman, Katar ve Cibuti gibi bölgelerin riskli alanlar haline geldiğini aktardı. Bu durum, ticaret koşullarında köklü değişikliklere yol açabilir.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki siyasi ve askeri gerilimler, deniz sigortacılığı ve taşımacılığı üzerinde önemli etkiler yaratmaya devam ediyor. Gemi sahiplerinin artan sigorta maliyetleri ve kısıtlamalarla başa çıkmaları gerekecek.
