Suriye’deki Su Krizi ve Zeytinyağı İhracatı: Çelişkili Bir Durum
Suriye, şiddetli bir su kriziyle mücadele ederken, yeraltı su kaynakları zeytinyağı olarak dünya pazarlarına akıyor. Bu durum, hem ulusal bir değer taşırken hem de doğal kaynakların dikkat çekici bir şekilde tükenmesine neden oluyor. Tarımsal ziraat mühendisi Abdullatif Boubki, İdlib’in Salqin şehrinde, geçen yılın hasadından elde ettiği zeytinyağlarını evinin bir köşesinde depoluyor. 2012 yılına kadar geçimini tamamen zeytinyağı ile sağlayan Boubki, bölgedeki çatışmalar nedeniyle ürününü satamaz hale geldiği için yağını biriktirmeye başladı. Ancak Boubki’nin asıl endişesi, zeytinyağı değil, günlük yaşamında su sorunu.
Mahallesindeki su şebekesinin durumunu öğrenmek veya su tankeri alıp almayacağına karar vermek için saatlerce yerel sosyal medya platformlarını takip ediyor. Suriye, 2022’den bu yana Küresel Çatışma Risk Endeksi’nde Akdeniz’in en kurak ülkesi olarak lider konumda bulunuyor. Ülke, ağır bir su krizi yaşarken, binlerce metreküp yeraltı suyu zeytinyağı ihracatı ile dünya pazarlarına aktarılıyor.
Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılı için zeytin sezonunun ortalama veya düşük seviyelerde geçmesi bekleniyor. Tahminler, 412.000 ton zeytin hasadı ve yaklaşık 65.000 ton zeytinyağı üretimini öngörüyor. Uluslararası Zeytin Konseyi verileri, bu miktarın Suriye’deki kişi başı yıllık ortalama 2.6 kilogramlık iç tüketim miktarının altında kaldığını gösteriyor. İhracat, ülkeden çıkan “sanal su” kavramını gündeme getirirken, tarımsal ticaret ile su güvenliği arasında karmaşık bir ilişki ortaya koyuyor.
Su Stresi ve Yeraltı Kaynakları
Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne bağlı Aqueduct platformundan alınan veriler, Halep ve İdlib’deki su stresinin 1 ile 5 arasındaki ölçekte 4.6 gibi çok yüksek bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Lazkiye ve Tartus’ta bu oran 3.9 seviyesinde seyrediyor. Su kıtlığı ve yeraltı su kaynaklarının tükenme oranı, her dört ilde de 4.15’in üzerine çıkmış durumda; bu da mevcut kaynakların yenilenme hızından daha hızlı tüketildiğini gösteriyor.
Boubki, geçmişte modern sulama sistemleri ile verimliliği artırmayı başarmıştı, ancak kuyusunun kurumasıyla bu proje sona erdi. Bu durumu, bölgedeki kontrolsüz kuyu açma faaliyetlerine bağlıyor. 2017 yılından bu yana Suriye’deki yıllık yağış miktarı 100 milimetreden fazla azalarak 2023’te 299.42 milimetreye, 2024’te ise 291.59 milimetreye düştü.
Zeytinyağı Üretiminin Su Maliyetleri
Orta Doğu’daki ürünlerin su ayak izine dair veriler kısıtlı olsa da, mevcut veriler bir ton zeytin üretimi için yaklaşık 5.000 metreküp su gerektiğini göstermektedir. Bu hesapla, bir kilogram zeytin üretimi için 5.000 litre su harcanıyor. Bir litre zeytinyağı üretmek için 4 ile 6 kilogram zeytin gerektiğinden, her bir litre zeytinyağının üretimi yaklaşık 20.000 litre su tüketimi gerektirmektedir.
Salqin’deki zeytin sıkma tesisi sahibi Saadallah Hamida, tesisin su ihtiyacını karşılayan kuyunun artık günde sadece dört saat yetecek kadar su sağladığını belirtiyor. Hamida, “Hasat mevsiminde tesisin saatte yaklaşık sekiz metreküp suya ihtiyacı oluyor. Kuyudaki suyun azalması nedeniyle, her saat için sekiz metreküplük bir tankere 800 Türk lirası ödemek zorunda kalıyorum,” diyor.
Çevresel Riskler ve Atık Yönetimi
Zeytin karasuyunun arıtılmadan doğaya bırakılması ciddi çevresel riskler oluşturuyor. Yoğun organik madde ve kimyasal bileşikler, toprağın ve yeraltı sularının kirlenmesine yol açıyor. Açık havuzlarda bekletilen atık sular, metan ve hidrojen sülfür gazları yayarak hava kalitesini de tehdit ediyor. Salqin’deki saha ziyaretleri, lisans şartı olan arıtma tesislerinin çoğunun sadece kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor.
Sonuç olarak, zeytinyağı üretimi Suriye’de hem ekonomik fırsatlar sunarken hem de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Tarım Bakanlığı Zeytin Bürosu Direktörü Abeer Jawhar, zeytin ağaçlarının periyodisite nedeniyle verim düşüklüğünün yanı sıra, çiftlik yönetimindeki yapısal sorunların da etkili olduğunu vurguluyor. Su ve çevre uzmanları, su kıtlığı çeken ülkelerin ihracat politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini savunuyor.
