Garanti BBVA Genel Müdürü’nden 2026 Stratejileri ve Ekonomik Beklentiler
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 2026 yılına yönelik stratejilerini dezenflasyon ve sermaye akımlarının sürekliliği üzerine inşa ettiklerini açıkladı. Akten, “Enflasyonda elde edilecek kazanımlara bağlı olarak Merkez Bankası, yıl boyunca kademeli faiz indirimlerini sürdürebilir,” dedi.
Akten, bankanın temel senaryolarının dezenflasyon süreci, ılımlı büyüme ve sürdürülebilir sermaye akışları üzerine kurulduğunu belirtti. Küresel ölçekteki belirsizliklerin arttığı bir dönemde bulunulduğunu vurgulayan Akten, çevik karar alma mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
- Jeopolitik riskler ve ABD’nin küresel tarife uygulamaları belirsizliği artırıyor.
- Donald Trump yönetiminin potansiyel politikaları, değişen ticaret akımları ve bütçe açıkları dünya büyümesi ve enflasyonu için risk oluşturuyor.
- Küresel ticaret akımlarının yeniden şekillenmesi, yeni üretim ve yatırım fırsatları sağlıyor.
Türkiye’nin jeopolitik konumunun stratejik üretim ve tedarik merkezi olarak önemine değinen Akten, Avrupa’nın artan altyapı ve savunma yatırımlarının Türkiye’yi önemli bir merkez haline getirebileceğini ifade etti. Ekonomi yönetiminin izlediği politikaların bu durumu desteklediğini vurgulayan Akten, faiz indirimleri ile birlikte sektör marjlarının iyileşmeye başladığını ve TL kredilerde reel büyüme görüldüğünü aktardı.
Sektördeki riskler hakkında bilgi veren Akten, kısa vadede aktif kalitesi ve faiz marjlarındaki yavaş iyileşmenin etkili olabileceğini belirtti. Türk bankacılık sektörünün potansiyelinin hala yüksek olduğunu ifade eden Akten, finansal sistem penetrasyonunun Avrupa Birliği’ne kıyasla düşük seviyelerde kaldığını hatırlattı.
Akten, 2026 yılına dair baz senaryolarının, yavaş da olsa dezenflasyonun devam etmesi ve artan öngörülebilirlikle desteklenen sermaye akımlarının sürmesine dayandığını söyledi.
Enflasyon ve Faiz Beklentileri
Yıl sonu enflasyon beklentisini %25 olarak paylaşan Akten, “Enflasyonda elde edilecek kazanımlara bağlı olarak Merkez Bankası, yıl boyunca kademeli faiz indirimlerini sürdürebilir,” dedi. Politika faizinin yıl sonunda %30 seviyelerine gerileyebileceğini öngören Akten, 2025 yılında TL kredilerdeki yıllık büyümenin %42 ile enflasyonun üzerinde gerçekleşeceğini belirtti.
- Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi: %25
- Yıl Sonu Politika Faizi Öngörüsü: %30’lu seviyeler
- 2025 TL Kredi Yıllık Büyüme: %42
- KOBİ TL Kredi Büyümesi: %45
- 2026 TL Kredi Reel Büyüme Öngörüsü: %30
- Sektör Sorunlu Alacak Oranı: %2,8
Akten, para politikası ve makro ihtiyati tedbirlerin sektör üzerindeki etkisinin devam edeceğini ifade etti. Hızlı talep ya da dolarizasyon eğilimlerinin önlenmesi adına, regülasyonların önemli bir tampon unsuru olarak daha uzun süre var olacağını düşündüğünü belirtti.
Ayrıca, 2026 yılında TL kredilerde %30 reel büyüme beklediklerini ekleyen Akten, aktif kalitesindeki normalleşmenin sürdüğünü ve sorunlu alacak oranının %2,8 ile uzun dönem ortalamasının altında kaldığını hatırlattı.
Küresel Belirsizlikler ve Sermaye Akımları
Global ölçekteki belirsizliklerin sermaye akımlarında dalgalanmalara yol açtığını söyleyen Akten, ticaret savaşları ve Fed’in politikalarına dair soru işaretlerinin devam ettiğini belirtti. Türkiye’nin dezenflasyon politikası ve ülke risk priminin Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyelere gerilemesinin güveni artırdığını ifade etti.
Akten, “Önümüzdeki dönemde Merkez Bankasının sıkı duruşunu koruyacağı ve maliye politikasında disiplinin devam edeceğini düşünüyoruz,” dedi. Ayrıca, ABD tahvil faizlerine göre destekleyici faiz farklarının ve dezenflasyon politikasının olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı.
