Garanti BBVA Genel Müdürü’nden 2026 Stratejileri ve Ekonomik Beklentiler
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankanın 2026 yılına yönelik stratejilerini dezenflasyon ve sermaye akımlarının sürekliliği üzerine kurguladıklarını duyurdu. Akten, enflasyon rakamlarında elde edilecek başarıların, Merkez Bankası tarafından yıl boyunca kademeli faiz indirimlerini mümkün kılabileceğini belirtti.
Akten, bankanın temel senaryolarını dezenflasyon süreci, ılımlı büyüme ve istikrarlı sermaye akışları üzerinde inşa ettiklerini ifade etti. Küresel ölçekteki belirsizliklerin arttığı bir dönemde, çevik karar alma mekanizmalarının önemi vurgulandı. Jeopolitik risklerin yanı sıra ABD’nin ticaret politikalarının belirsizlik yarattığına dikkat çeken Akten, bu faktörlerin dünya büyümesi ve enflasyon üzerinde risk oluşturabileceğini söyledi.
Her krizin kendi fırsatlarını doğurduğunu dile getiren Akten, küresel ticaret akımlarının yeniden şekillendiği bu dönemde tedarik zincirlerinin kısalmasının ve çeşitlenmesinin yeni üretim ile yatırım fırsatları yarattığını belirtti.
Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Yatırım Fırsatları
Akten, Türkiye’nin stratejik üretim ve tedarik merkezi olma potansiyeline vurgu yaptı. Avrupa’nın artan altyapı ve savunma yatırımlarının Türkiye’yi bu anlamda önemli bir merkez haline getirebileceğini söyledi. Ekonomi politikalarının bu durumu desteklediğini ifade eden Akten, faiz indirimleri sonrasında sektör marjlarının iyileşmeye başladığını ve Türk Lirası kredilerde reel büyüme görüldüğünü aktardı.
- Sektör Riskleri: Akten, kısa vadede sektördeki risklerin aktif kalitesi ve faiz marjlarındaki yavaş iyileşme olabileceğini kaydetti.
- Finansal Sistem Penetrasyonu: Türk bankacılık sektörünün potansiyelinin Avrupa Birliği’ne kıyasla düşük seviyelerde olduğunu hatırlattı.
Akten, 2026 yılı için baz senaryolarının, yavaşça devam eden dezenflasyon, ılımlı büyüme ve artan öngörülebilirlikle desteklenen sermaye akımlarının devamı üzerine kurulu olduğunu belirtti. Yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 25 olarak açıklayan Akten, Merkez Bankası’nın enflasyondaki kazanımlara göre kademeli faiz indirimlerini sürdürebileceğini ifade etti.
Faiz İndirimleri ve Büyüme Beklentileri
Politika faizinin yıl sonunda %30 seviyelerine gerileyebileceğini öngören Akten, 2025 yılında TL kredilerinin yıllık büyümesinin yüzde 42, KOBİ TL kredilerinin ise yüzde 45 olacağını belirtti. 2026 yılında TL kredilerde %30 reel büyüme beklediklerini ekleyen Akten, sektör sorunlu alacak oranının %2,8 ile uzun dönem ortalamasının altında kaldığını hatırlattı.
Akten, para politikası ve makro ihtiyati tedbirlerin sektör üzerindeki etkisinin süreceğini dile getirerek, hızlı talep ya da dolarizasyon eğilimlerinin önüne geçmek adına regülasyonların önemine vurgu yaptı. Politika faizindeki beklenen gerilemenin kredi faizlerine yansımasının, talepteki canlanmayı destekleyeceğini belirtti.
Küresel Belirsizlikler ve Sermaye Akımları
Akten, küresel belirsizliklerin sermaye akımlarında dalgalanmalara neden olduğunu söyledi. Ticaret savaşları ve Fed’in politikaları hakkında devam eden soru işaretleri, Türkiye’nin dezenflasyon politikası ile ülke risk primindeki düşüşün güveni artırdığını ifade etti. Merkez Bankası’nın sıkı duruşunu koruyarak mali disiplinin devam edeceğini düşündüğünü ekledi.
Bu bağlamda, ABD tahvil faizlerine karşı destekleyici bir faiz farkının oluşabileceğini ve Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelere göre pozitif ayrışarak sermaye akımlarını sürdürebileceğini sözlerine ekledi.
