Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemi Trafiğinde Önemli Artış
ABD ve İran arasında yapılan anlaşmalar sonrasında, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği son bir hafta içinde belirgin bir artış kaydetti. Önceki haftaya göre yüzde 50’nin üzerinde bir yükseliş gözlemlendi. Savaş öncesinde günlük ortalama 130 ticari geminin geçiş yaptığı bu stratejik bölgede, 28 Şubat’tan itibaren ticari faaliyetler durma noktasına gelmişti. Ancak, ABD-İran arasındaki mutabakatla birlikte bu durum değişmeye başladı.
Veri analitik şirketi Kpler’in verilerine göre, 15-21 Haziran haftasında Hürmüz Boğazı’ndan 223 ticari gemi geçiş yaptı. Bu dönem içerisinde günlük ortalama 32 gemi geçişi kaydedildi. En düşük trafik 15 Haziran’da 18 gemi ile, en yüksek trafik ise 20 Haziran’da 50 gemi ile ölçüldü.
22-28 Haziran haftasında ise Hürmüz Boğazı’ndan 343 ticari gemi geçiş yaptı. Bu haftada günlük ortalama geçiş sayısı 49 olurken, en düşük günlük trafik 28 Haziran’da 24 gemi ile kaydedildi. En yoğun trafik ise 24 Haziran’da 76 gemi ile gerçekleşti. Ancak, bu geçişlerin hâlâ savaş öncesi seviyenin yüzde 70 altında kalması nedeniyle sektör temsilcileri temkinli davranmaya devam ediyor.
- 24 Haziran: Savaş sonrası en yoğun geçişlerin yaşandığı gün.
- Yüzde 54: Son bir hafta içinde trafik artışı.
- 40 gemi: Dün boğazdan geçen gemi sayısı.
Son verilere göre, 28 Haziran’da Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerin çoğu, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Kuveyt’ten petrol taşıyan ham petrol ve petrol ürünleri tankerleri oldu. Geçişlerin büyük bir kısmı ise İran karasularında belirlenen “İran rotası” üzerinden gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra, gölge filo ve yaptırım altındaki gemilerin de geçişlerde önemli bir rol oynadığı belirlendi.
Hürmüz Boğazı’nın yönetimi için oluşturulan ortak komite, İran ve Umman arasında iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk resmi toplantısını Maskat’ta gerçekleştirdi. Bu tür girişimler, bölgedeki ticari faaliyetlerin istikrar kazanmasına katkıda bulunabilir.
Genel olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğindeki bu artış, bölgedeki jeopolitik durumun gelişimi ve taraflar arasındaki müzakerelerin başarısıyla doğrudan ilişkilidir. Sektör temsilcileri, bu olumlu gelişmeyi dikkatle izlemeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, taraflar arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceği ve ticaretin ne yönde ilerleyeceği merakla bekleniyor.
