Nisan 2026’da Türkiye’nin Net Döviz Pozisyonu Açığı 205,6 Milyar Dolara Ulaştı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, reel sektörün net döviz pozisyonu açığı Nisan 2026 döneminde 205,6 milyar dolara yükseldi. Bu durum, ülkenin döviz varlıkları ve yükümlülükleri arasındaki dengenin bozulduğunu göstermektedir.
TCMB, Nisan 2026 dönemine ait Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri Tablosu’nu yayınladı. Mart 2026 verilerine kıyasla, döviz varlıkları 1 milyar 508 milyon dolar azalmışken, yükümlülükler 7 milyar 932 milyon dolar artış gösterdi. Böylece net döviz pozisyonu açığı 205 milyar 608 milyon dolara ulaştı.
Varlık ve Yükümlülüklerdeki Değişimler
Nisan 2026 dönemine ait varlık dağılımı incelendiğinde, bir önceki aya göre bazı kalemlerde artış gözlemlenirken bazı kalemlerde ise azalma yaşandı:
- İhracat Alacakları: 591 milyon dolar arttı.
- Yurt Dışına Doğrudan Sermaye Yatırımları: 571 milyon dolar arttı.
- Türev Varlıklar: 1 milyar 460 milyon dolar azaldı.
- Yurt İçi Bankalardaki Mevduatlar: 1 milyar 170 milyon dolar azaldı.
- Menkul Kıymetler: 40 milyon dolar azaldı.
Bu değişimlere bağlı olarak, toplam varlıklar 1 milyar 508 milyon dolar azalmış oldu.
Yükümlülüklerin Artışı
Yükümlülük dağılımında ise, bir önceki aya göre önemli artışlar kaydedildi:
- Yurt Dışından Sağlanan Nakdi Krediler: 3 milyar 858 milyon dolar arttı.
- Yurt İçinden Sağlanan Nakdi Krediler: 3 milyar 338 milyon dolar arttı.
- İthalat Borçları: 665 milyon dolar arttı.
- Türev Yükümlülükler: 71 milyon dolar arttı.
Bunların sonucunda toplam yükümlülükler 7 milyar 932 milyon dolar artış gösterdi.
Kısa Vadeli Krediler ve Varlık Durumu
Nisan 2026 döneminde kısa vadeli varlıklar 148 milyar 573 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 141 milyar 264 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası 7 milyar 309 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, Mart 2026 dönemine göre 3 milyar 150 milyon dolar azalma gösterdi.
Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı ise yüzde 36 düzeyinde gerçekleşti. Bu oran, ülkenin döviz yönetimindeki zorlukları ve kısa vadeli borçların artışını işaret etmektedir.
Sonuç olarak, Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin döviz pozisyonu açığı önemli bir artış gösterdi. Reel sektördeki döviz varlıkları ve yükümlülükleri arasındaki dengesizlik, ekonomik göstergeler üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
