Goldman Sachs Türkiye’nin Enflasyon Tahminini Yükseltti
Goldman Sachs, Türkiye’deki enflasyon beklentilerini artırarak, TL’nin değer kaybı ve bozulan ekonomik öngörüler ışığında yıl sonu enflasyon tahminini güncelledi. Banka, Türkiye ekonomisine dair detaylı bir değerlendirme yaparak, enflasyonun çeşitli ekonomik şoklara nasıl tepki verdiğini ele aldı.
Yapılan analizlerde, büyüme, enerji fiyatları, ücretler ve döviz kurunun enflasyona olan etkileri incelendi. Goldman Sachs, Türkiye’de dezenflasyon sürecindeki büyüme yavaşlamasının önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. Raporda, döviz kurunun enflasyon dinamiklerindeki baskın rolü hatırlatıldı; ancak banka, kendi çalışmalarının büyüme ile enflasyon arasında daha güçlü bir bağlantı gösterdiğini vurguladı.
Mevcut dezenflasyon eğiliminin bu bulguyu desteklediğini ifade eden kurum, çekirdek enflasyonun 2024’ün ilk yarısında zayıf ekonomik aktivite ile aşağı yönlü hareket etmeye başlayacağını belirtti. Bu durum, talep ve enflasyonda görülen yavaşlamanın tek kalıcı dönemlerinden biri olarak değerlendirildi.
Kur Geçişkenliği Normalleşiyor
Goldman Sachs’ın raporunda, döviz kuru kanalı ile enflasyon süreci arasındaki ilişki dikkat çekici bir şekilde ele alındı. 2021-2023 döneminde döviz kurunun enflasyon üzerindeki etkisinin baskın olduğu belirtildi. Kur geçişkenliğinin 2022 yılında yüzde 60 ile zirve yaptığını ifade eden rapor, son süreçte kur geçişkenliğinin normalleştiğini, ancak hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini kaydetti.
- Kur Geçişkenliği: 2022’de yüzde 60 zirve yaparak, şu an yüzde 30 seviyesinde.
- Döviz Kuru Etkisi: Enflasyon sürecinde belirleyici rol oynamaya devam ediyor.
Banka, çekirdek dış ticaret açığındaki genişlemenin ve yerli paranın değer kaybının sürmesi nedeniyle Merkez Bankası’nın TL’deki değer kaybını hızlandıracağını değerlendiriyor.
Enflasyon Tahmininde Artış
Goldman Sachs, TL’deki hızlı değer kaybı beklentisi ve artan enflasyon beklentileri doğrultusunda 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27,5’ten yüzde 29’a yükseltti. TCMB’nin daha hızlı bir değer kaybını uzun süre yüksek faizle sürdürme niyetinde olduğunu ifade eden rapor, makroihtiyati tedbirlerin de devreye gireceğini belirtiyor. Bu bağlamda, repo faizinin yılın geri kalanında sabit kalması ve fonlamanın dördüncü çeyreğe kadar devam etmesi öngörülüyor.
Petrol Fiyatlarının Etkisi
Raporda ayrıca, petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin zamanla belirgin şekilde azaldığına dikkat çekildi. Daha düşük petrol geçişkenliği ve mali tedbirlerin enerji fiyatlarındaki artışın enflasyona olan etkisini sınırladığı ifade edildi. Ancak, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın dolaylı etkisi, çekirdek enflasyon momentumunu yeniden hızlandıracak kadar güçlü bulunuyor.
Finansal İstikrar ve Merkez Bankası
Goldman Sachs, TCMB’nin büyümeye duyarlılığının enflasyondan çok dış kırılganlıklardan kaynaklandığını belirtti. Merkez Bankası’nın mevcut döngüde dezenflasyon için büyük bir üretim kaybına katlanmak istemediği ve reel değerlenmeyi daha aktif kullanmayı tercih ettiği kaydedildi. Bu durum, ödemeler dengesi görünümündeki bozulmanın TCMB’yi finansal istikrara öncelik vermeye zorlayacağı yönünde bir değerlendirmeyi beraberinde getiriyor.
Sonuç olarak, Goldman Sachs, enflasyon üzerinde büyüme kanalının etkili olması nedeniyle mevcut politika setinin, geçmişteki politikalara göre daha dezenflasyonist olabileceğini vurguladı.
