Anayasa Mahkemesi’nden E-Ticaret Platformlarına Önemli Düzenleme
Anayasa Mahkemesi (AYM), e-ticaret platformlarını ayıplı mal sorumluluğundan muaf tutan mevcut yasal düzenlemeleri iptal etti. 2 Haziran 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/42 sayılı kararla, Trendyol, Hepsiburada gibi platformlar artık ayıplı ürünler sebebiyle tüketicilere karşı doğrudan sorumlu tutulabilecek.
Önceki yasal çerçevede, bu e-ticaret platformları, satıcı adına ödeme tahsil etmelerine ve ürünleri tüketiciye ulaştırmalarına rağmen, ayıplı ürünler konusunda herhangi bir sorumluluk taşımamakta idi. Tüketiciler, yalnızca satıcılara başvurabiliyor, satıcının platformdan ayrılması, iletişime geçilememesi veya iflas etmesi durumunda yasal olarak korumasız kalıyordu. Bu durum, platformların sorumluluklarında ciddi bir boşluk yaratıyordu.
Davanın Süreci
Dava, elektronik ticaret yoluyla satın alınan ayıplı ürünler nedeniyle yaşanan manevi zararların tazmini için açılan bir tüketici davasından kaynaklandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, mevcut kuralların Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vererek konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM, 12 Şubat 2026 tarihinde verdiği kararını, 2 Haziran 2026’da Resmi Gazete’de yayımladı.
İptal Edilen Düzenlemeler
AYM, iki önemli yasal düzenlemeyi iptal etti:
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendi: Bu bende, aracı hizmet sağlayıcılarının ayıplı mala ilişkin tüketici haklarından muaf tutulduğu belirtilmekteydi.
- 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrası: Bu fıkra, aracı hizmet sağlayıcılarının platformda sunulan içerik ve mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı durumlar karşısında sorumlu olmadığını düzenliyordu.
Her iki iptal kararı da AYM üyelerinin oy çokluğuyla alındı; yalnızca üye Ömer Çınar karşı oy kullandı.
AYM’nin Gerekçeleri
AYM, iptal gerekçesinde, e-ticaret platformlarının fiili konumunu inceleyerek, bu platformların sadece alıcı ile satıcı arasında köprü kurmakla kalmayıp, aynı zamanda ticarete konu olan mal veya hizmet hakkında bilgi sahibi olduğu ve bu konuda doğrudan kontrol yetkisine sahip olabileceğini vurguladı. Aktif bir rol üstlenen platformların, pasif bir aracı olarak sorumsuz tutulmasının, mülkiyet hakkı ve tüketici koruması açısından kabul edilemez olduğuna kanaat getirdi.
AYM, aynı zamanda mevcut düzenlemenin, platform ile tüketici arasındaki menfaat dengesini tüketici aleyhine bozduğunu belirtti. Özellikle, tüketicilerin satıcıya ulaşamadığı durumlarda tamamen korumasız kalmasının, devletin Anayasa’nın ilgili maddeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekti.
Yeni Düzenlemenin Uygulama Tarihi
AYM, iptal edilen hükümlerinin Resmi Gazete’de yayımlanma tarihinden itibaren dokuz ay sonra, yani Mart 2027’de yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu süre zarfında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), platformların sorumluluklarını yeniden düzenleyen bir yasa çıkarmak zorunda.
Tüketicilere Yansımaları
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, online alışverişte ayıplı ürün nedeniyle mağdur olan tüketiciler, satıcıya ulaşamasa bile doğrudan platforma başvurarak dava açabilecek. Bu durum, özellikle tanınmayan veya küçük satıcılardan alışveriş yapan tüketiciler için büyük önem taşıyacak. Ayrıca, platformların satıcı seçimi ve ürün denetimi konusundaki yükümlülüklerinin artması da bekleniyor.
E-Ticaretin Büyüyen Etkisi
Türkiye’deki e-ticaretin hız kazanması, posta ve kargo sektöründe kayda değer bir büyümeye neden oldu. Bu süreçte, kargo gönderileri önemli bir artış gösterirken, lojistik ağlarının ülke genelinde genişlemesi dikkat çekiyor.
